İnsanların "ne söyleyeceğinden ziyade,ne söylemeyeceğini iyi bilmesi"nasıl büyük bir erdemse ;ne yapmanız gerektiğinden ziyade ne yapmamanız gerektiğini bilmenizin daha büyük bir erdem olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Nasrettin Hoca'nın kürk hikayesini bilmeyen yoktur.Ziyafet evine sıradan kıyafetlerle giden hocaya kimse hürmet etmez.Bunun üzerine evine giderek süslenen ve kürkünü de giyerek tekrar ziyafet yerine görkemli ve heybetli bir biçimde gelen hocayabu kez herkes ilgi gösterir.Hoca'nın etrafında pervane olurlar ,hemen sofraya buyur ederler.Az önceki haliyle neredeyse aç kalacak olan Hoca,sofraya oturur oturmaz kürkünün ucunu yemek tabağının içine sokar ve "YE KÜRKÜM YE ..."derler.Bu hikaye , insanın dış dünyadan algıladıklarının büyük çoğunluğunu gözleriyle alımladığını ve iletişimde fiziksel görünüşün ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Kendisine özen gösteren ve fiziksel açıdan iyi bir görünüme sahip olan kişiler çevrelerinden de aynı oranda ilgi ve itibar göreceklerinden,toplumsal hayatta ayrıcalıklı bir konuma sahip olmaktadırlar.Araştırmaların da ortaya koyduğu üzere,bu tür insanlar yardıma ihtiyaç duyduklarında daha sık yardım alabilmekte,daha fazla sevilmekte,daha ikna edici bulunmakta ,dah yüksek zihinsel kapasiteye sahip olarak algılanmakta ve hatta mahkemelerde bile daha hafif cezalar alabilmektedir.