Çünku bazı insanların yarasını ancak bir yalan iyileştirirdi. Dillerinin üzerine aldıkları her yalanı ağızlarında çevire çevire ona yeni bir tat katar, o
kelimelere yeni bir ruh kazandırır, ağzında çok uzun zaman gevelediği o yalan kokan kelimeleri yere tükürdüğünde, artık yalan olmaktan çıkar, bambaşka bir terkip olurdu o sözler.
Hikayesi sıradan olayların çalkantı ve detayları arasında kaynadı.
Çünkü dünya tarihi zorla tarihe geçmek isteyenlere izin vermez, kahramanlarını kendi çıkarır, ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar bu seviyede olmayanları acımasızca yok eder; talihin arabasını kaçıranlar bir daha asla o arabaya binemezler.
İnsan önce basitle başlar, sonra karmaşıkla devam eder ve daha yoğun bir aydınlanmadan geçince, en son yine basite döner. İnsan zekâsının izlediği yol budur işte.