İnsan hayatının her noktasında güveneceği insanlara ihtiyaç duyardı. Güven kaybolduğunda umutlar da kayboluyordu. İnsan etrafındakilerle değil de, güvendikleriyle kendisi yalnız hissetmekten ayrı koyuyordu. Tanımadığın kişilere bile güvenmek insana sağlam bir duruş, kararlılık verirdi. Yani güven kaybetmek aslında birçok şeyi kaybetmek demekti.
"İlk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde, ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz."
Bütün acıların üstesinden geleceğim, sırf kendi kendime 'varım' diyebilmek için.
İşkenceler altında kıvransam bile, biliyorum ki 'varım'; ayağımda zincirlerle kürek çekerken hala güneşi görebiliyorum, göremesem bile yaşamaya devam ediyorum ve onun olduğunu biliyorum.