İhsan Oktay Anar ’ın Puslu Kıtalar Atlası, 17. yüzyıl İstanbul’unda geçen, tarih, felsefe ve fantastik öğeleri ustaca harmanlayan eşsiz bir romandır. Roman, Uzun İhsan Efendi’nin düşleri ve yazdığı atlas üzerinden, gerçeklik ile hayal arasındaki sınırları sorgular. Katmanlı anlatımı, postmodern üslubu ve iç içe geçmiş hikâyeleriyle dikkat çeker. Bünyamin’in yolculuğu, hem kahramanın kişisel gelişimini hem de evrensel temaları derinlemesine işler. Metin, varlık, bilinç ve kader gibi felsefi sorulara gönderme yaparken, okuru düşünmeye, sorgulamaya ve hayal gücünü genişletmeye davet eder. Bu eser, Türk edebiyatının başyapıtlarındandır.
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar…
Ümit Yaşar Oğuzcan