"Bir inanışa göre büyük tutkuların güçlü ruhları ölen
bedenlerinden çıktıkları vakit, yakınlarda bir yeni doğan ararmış. Sadece 30 dakikalari olurmuş bu yeni bedeni bulup kuşanmaları için. 30 dakika sonra ruh unuturmuş kimi sevdiğini, neler yaşadığını.
(Bazı bebeklerin doğduktan sonra ağlamamaları belki
de bu telaştan ve dinlenmeden uyanmanın
sersemliğindendir. 'Ne oldu, nereye geldim ben?' diye bakınırken, poposuna şaplağı yiyince, 'Ah evet, baştan başlıyoruz,' diye feryat etmeleri de bu yüzden olabilir. Nefes alınca ciğeri yanıyor, evet. Ama hayat tam da bu değil mi? Nefes alıyorsun, ciğerin yanıyor, sonra alışıyorsun bu yangına)."