Küçük Şeyler, Samipaşazade Sezai‘nin 1892’de yayınladığı, yedi öyküden ve mensure benzeri bir metinden oluşan kitabıdır. Yazar, dönemin Türk Edebiyatı sınırlarının dışına çıkarak batıdan etkilenmiştir. Küçük Şeyler’de yayınladığı hikâyelerinde bu etkiyi ilk kez ortaya koyar. Bu sebeple, kitaptaki hikâyeler, modern hikâyelerimizin ilk örnekleri olarak kabul edilmektedir. Yazar, önsözde, güzel yazılmak suretiyle herhangi küçük bir şeyin bile önemli bir konuya dönüşebileceğini belirtir. Hikâyelerini de bu görüşünü desteklercesine kaleme almıştır. Küçük Şeyler, adından da anlaşılabileceği gibi, sıradan insanların yaşayabileceği basit olayları anlatır. Anlatımda, dönemin diğer yazarlarında sıkça görülen nasihat verme çabası yoktur. Olayları çoğunlukla olduğu gibi, basitçe yansıtmıştır. Mekan, insan ve çevre tasvirleri ile de bu basit anlatımı biraz süslemeye çalışmıştır.
Kitaptaki yedi hikâyeden altısı Samipaşazade Sezai’ye aittir. Bunlar, kitap içerisindeki sırasıyla Bu Büyük Adam Kimdir?, Hiç, Kediler, İki Yüz Elli Kuruşa Bir Asır, Düğün ve Pandomima isimi hikâyelerdir. Arlezyalı isimli hikâye ise, Alphonse Daudet’in L’Arlésienne adlı hikayesinin çevirisidir. Samipaşazede, bu hikâyenin küçük şeylerin anlatımla önem kazanmasına tamamıyla uygun olduğunu söyler; çevirisini yaparak kitabına almasının sebebi budur. Kitapta, hikâyeler haricinde, Bir Kitabe-i Seng-i Mezar isimli bir metin de yer alıyor. Samipaşazade, manzume benzeri bu metni, esere sonradan ilave etmiştir. Vuslat isimli bir cariyenin veremden ölmesi üzerine duyduğu üzüntüyü yansıtır.
Fazlasıyla akıllı bir kurt-köpek kırması olan Beyaz Diş’in geçirdiği yolculuklar, değişen sahipleri, etrafındaki dünyayı anlamlandırması anlatılmakta. Anlatım hem fazlasıyla akıcı hem de yer yer duygusallaşıyor. Yazar, okuyuculara dünyayı küçük bir yavrunun gözünden anlatma konusunda fazlasıyla yetenekli.
Olaylar Kuzey Amerika’da geçiyor. Kitabın ilerleyen kısımlarında daha sıcak bir iklimin hakim olduğu yerlere gidiliyor ama genel olarak hep hava soğuk, şartlar çetin. Bu da mevsimlerin daha yumuşak geçtiği bir yerde yaşayan bizlere farklı bir bakış açısı sunuyor.
Popüler aşk romanlarının yazarı Güzide Sabri, yirminci yüzyılın ilk yarısında şöhret kazanmış, eserleri defalarca basılmış, filme alınmış bir kadın yazardır. Aşk konusunu merkeze alırken, marazî bir