Bunca kötü şey yaşadım…
O kadar çok kırıldım, o kadar çok kendimi yalnız hissettim ki.
Nice yüzler tanıdım; bazıları sessizce geçti, bazıları iz bıraktı ama yara da bıraktı.
Sonra o geldi…
Beni oradan çekip aldı.
Sanki tanıştığımız gün her şey bitmişti.
Sanki içimdeki bütün sesler, bütün korkular, bütün "ya bir daha böyle olursa?"lar susmuştu.
O günden sonra dünya yine dönüyordu belki ama ben ilk kez gerçekten durmuşum.
İçimdeki fırtınalar değil, onun sesi konuşuyordu artık.
Ve o sesin tonu, sanki “artık güvendesin” diyordu.
Ben, o an iyileşmeye başladım.
O geldi…
ve simsiyah ve griden ibaret olan dünyam tekrar renklerine kavuştu.
Gökkuşağının renklerine tekrar âşık oldum.
Eskiden hiç arkadaşım yoktu.
Dışarı çıkamazdım, plan yapamazdım.
Ama şimdi…
Artık deniyorum.
Ve her denememde bir adım daha yaklaşıyorum iyileşmeye.