İyi bir gözlemci olarak, alaycılığın zekânın yerini almadığını ama nedense insanların, aptallığı örtmek için kullanılan alaycılığı zekâ sandığını keşfetmişti.
Din farkı aslında kimsenin umurunda değildir, ama dinle ilgili kişiler ve kurumlar, önce dini sorun haline getirirler, sonra da çözmeye çalışırlar. Geçimlerini de bu faaliyetten sağlarlar. Din adamları ordusunun büyüklüğü ve gücünün normal bir ordudan farkı yoktur. Bütün kavgaları askeriye ve ulema çıkarır. Düşmanla savaş bitip de barış yapılınca, bu defa ahlaksızlığa karşı mücadele adı altında, kendi aramızda birbirimizi öldürmemize sebep olacak kural ve kanunları uygulamaya kalkarlar. Din, peygamber farkı değil, çıkar farkıdır, dedi.
Ona göre iyilik yapmak akıllı olmanın sonucuydu zaten. Cemaatine 'Akıllı olun!' dediği zaman aslında 'Kötülük yaparak aptallık etmeyin!' demek isterdi.