Beyaz Gemi kitabı adeta bir semboller okyanusudur. Kitabın yazıldığı coğrafyada her şey kızıldır. Hikayede geçen geminin renginin beyaz olması özgürlüğü sembolize eder. Isık Göl ise özgürlüğe açılan yoldur. Aytmatov kitabın başından sonuna kadar çocuğa bir isim vermemiştir, buradaki çocuk saflığın, bozulmamışlığın, geleceğin sembolüdür. Aytmatov isim vermediği bu çocukla, annesiz babasız tüm çocukları anlatmaktadır. Hatta Aytmatov’un gençlere seslendiği bir konferansında, bir genç söz ister ve der ki “ Beyaz Gemi’ deki o isimsiz çocuk bendim”. Aytmatov da “evet sendin ama sadece sen değilsin” diye karşılık verir.
Hikayede bir de Orozkul karakteri vardır. Orozkul, “Rus kulu” demektir ve Kırgızlarda çok ender rastlanacak isimlerdendir. Bu karakterle de özünden, kimliğinden uzaklaşan insanlar sembolize edilir. Orozkul’ un çocuğunun olmaması ile de böyle bir karakterin devamının olamayacağı, Ruslar her ne kadar bu topraklarda yaşayanları Sovyet Sistemi adı altında kimliklerinden uzaklaştırmaya çalışsa da bunun birgün sonunun geleceği mesajını vermektedir.
Hikayede bir de Mümin Dede karakteri vardır. Çocuk için en değerli kişidir. Mümin dede’ nin en büyük eksikliği pasif bir iyiliğe sahip olmasıdır. Mümin Dede karakteri ile verilmek istenen mesaj ise, iyiliğin tek başına yeterli olmayacağı, iyilik için mücadele edilmesi, savaşılması ve yeri geldiğinde baş kaldırılması gerektiğidir.
Bir solukta okunabilecek, olağanüstü bir kurguya ve dile sahip olan bu hikayenin kalbinize ve ruhunuza bir çok güzellik katacağından emin olabilirsiniz.