İnsan hiçbir saçmalığı çok doğal bir şeymiş gibi yaşayamaz ve şimdiden biliyorum ki mutluluk yolumun üzerinde kaçınılmaz bir tuzak gibi beni bekliyor. Çünkü orada, oradaki bacalarda bile dumanların kesildiği anlarda mutluluğa benzeyen bir şeyler vardı.
Şunu söyleyebilirim ki, insanın kendisinden neyin ne kadar eksildiğini günbegün hesap etmesinden, günbegün izlemesinden daha fazla acı verici başka bir şey olamaz.
Gerçekten de hapishane duvarları bile hayal gücünün kanat çırpışlarını engelleyemiyor. Sorun sadece bunun beni, ellerimin bana ait olduğunu dahi unutturacak denli uzaklara sürüklemesi, o zaman buradaki gerçeklik kendisini sonunda büyük bir ağırlıkla, büyük bir kesinlikle yeniden gösteriyor