Şimdiki zaman, diye söz başladı, şimdiki zaman, orta insanın parlak zamanı, duygusuzluğun, terbiyesizliğe saygının, tembelliğin, iş kabiliyetsizliğinin, armut piş ağzıma düş deyince her şeyin önüne gelmesini istemek ihtiyacını duyan bir neslin devridir. Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor; kendine bir 'amaç' edinen de az bulunur.
Ben haklı olduğumu sanıyorum, fakat haksız da olabilirim ve sen haklı olabilirsin. Gel şunu tartışalım, çünkü böylece gerçek bir anlayışa belki de her birimizin haklı olduğunda direnmekten daha çok yaklaşabiliriz.
Örneğin 1. Napoleon gibi açık sözlü siyaset adamları dinin yürürlükteki düzeni koruyup sürdürme işlevi olduğunu açıkça söylemişlerdir. Napoleon'un bu konudaki sözleri şöyledir: "Din olmazsa bir devlette düzen nasıl korunabilir? Servet eşitsizlikleri var olmadan toplum var olamaz; din olmadan da servet eşitsizlikleri olanaksızdır. Karnı tıka basa dolu bir adamın yanıbaşında bir başkası açlıktan ölmekte ise, beriki çıkıp ona 'ne yapalım, Tanrı'nın dileği böyle' demesi gerekir. Bu dünyada zenginler ve yoksullar olması gereklidir, ama öteki dünyada, o sonsuzluk aleminde başka türlü olacaktır."