Kendi yarattığımız normatif bilginin esiri olan insan, bunu bir de insan olmanın gereği olarak lanse ettiği zaman, ne denli insanlıktan uzaklaştığına dair bir fikri olmadan yaşamaya devam eder. Tüm bu ideolojiler, kaynağını hayatımıza çizdiği sınırlar dahilinde kendini var etmeye çalışırken sermayesini de insanın hayatından alıverir. Biz de kendimizi ulvi ve arınmış bir insan olarak var etmenin hazzını yaşarız.