Ne diyordu Lâle Devri şairi, Sâdâbâd'ıyla, Haliç'iyle, Çırağan Sarayı'yla İstanbul'un 18. yüzyılının ilk yarısındaki güzelliğini anlatırken:
Bu şehr-i Stanbul ki bî-misl ü bahâdır
Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır
Altında mı üstünde midir cennet-i âlâ
Elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb u havâdır
…