Muge

Dile kolay, tam 7 ay geçti. Nasıl geçti, neler oldu, alıştım mı, bir sürü soru var kafamda. İlk 4-5 ayı sadece çalışarak geçti, maalesef gecelere kadar. Hiç bir şey düşünmeme fırsat olmayan günlerdi, belki de böyle olması iyi oldu, bir bakmışım ki alışmışım. Sonra Avrupa’nın ortasında olmanın avantajını kullanarak gezmeye başladım, turist gibi ama değil. Acele etmeden, zaman kaygısı olmadan, Eur\TL kaç oldu düşünmeden.. Sonra başıma olumsuz şeyler de geldi, çantam çalındı ve çantamın içindeki herşey. Pasaportum, paralarım, kartlarım, anahtarım, vb. Duvara çarpmış gibi oldum sonuçta burada pasaportun yoksa sen de yoksun. Tam onu atlattım derken haftasına hasta olmam ve acile dahi gidemem, yabancı ellerde yapayalnız hissetmem, annemin ellerimden tutmaması.. İşte o zaman anladım uzakta olmak ne demek. Şimdi neden niçin diye sorguladığım zamanlardayım, ailemi özlüyorum, neden onlardan uzaktayım diyorum, bir taraftan burada olmaktan mutluyum, her haftasonumu o festival senin bu festival benim, 9 eur’luk aylık trenle nereye gitsem acaba deyip geçiriyorum… güzel bir tecrübe diyorum. Yalnız başına olmak, herşeyle kendi başına mücadele etmek, kendine plan güvenin katlanarak artması, herşeyin sadece senin istediğin gibi olması. Kendini özgür hissetmen, hem de hiç olmadığı kadar. Ama yegane motivasyonun da ailenin seni ziyarete gelecek olması.. Hayat çelişkilerle dolu, ama böyle güzel, böyle yaşanası…
İnsan ve Duygular
Bu yorum görüntülenemiyor