Saatlerce onları nasıl kurtarabilirim diye düşünüp, aslında nekadar güçsüz olduğumuzu, hergün onlarca masum ölürken katledeni durdurmak için, teknoloji olarak onlarca yıl geride olduğumuzu fark ettikten sonra çaresizliğin bir girdaba dönüşmesinden korktukları, ve vicdan azabı çekmemek için, sadece biz değil bizi eğitmeyen atalarımız da bu katliamlardan sorumlu
Eskiden ölülerini gömmeyip, bir kulenin tepesine, açığa bırakan kavimler yaşardı bu topraklarda. Topluluğun rahipleri kuleye gizlenip, yırtıcı kuşların ölüleri nerden yemeğe başladığını izlerdi.
Akbabaların ölüleri yediği kulenin adı: "Sessizlik Kulesi. Türkiye'yi koca bir "Sessizlik Kulesi" yaptık en sonunda...Ölülerimizi zalimler yesin diye inşa ettiğimiz bir kule artık ülkemiz.
Saklanıp bir şeylerin arkasına,dilsiz rahipler gibi bakıyoruz ölülerimize.
Sayfa 20 - İletişim yayınları 18 baskı İstanbul 2022