Sessizliğin Bıçağı
Kadınlar ölüyor sessiz çığlıklarla geceye
Tacizci geziyor özgür sokaklarda yine de
Siyasiler susmuş, sesleri boğazda düğümlü
Ölenin adı yok, sadece “kayıp” diyorlar bize
Elleri telefonda, dilleri “şaka” diye yalan
Ölüm kurtarmıyor kadını bu iğrenç alaydan
Kürsüde gülüyorlar, selfie çekiyorlar hâlâ
Sessizlikleri bıçak, her susuşta kan akıyor
“Şimdi sırası mı” diyorlar utanmaz ağızla
Her gün sırası var, her cinayet taze yara
Boğazlarındaki kılçık suskunluktan büyük
Kadın cesedi soğurken vicdanlarınız nerde?
Ey kürsüdekiler, ey klavye yiğitleri duysun
Susmak en büyük taciz, ortağı oluyorsunuz
Bir kadın daha düşerse bu kirli zemine
Sizin sessizliğiniz saplanacak kalbine