Muhammed Benli

Muhammed Benli
@Muhammed_Benli

Muhammed Benli

, bir kitap okudu
7/10
·208 syf.·
9 günde okudu
·
2026 2. kitabı
Erhan Afyoncu
8.1/10 · 237 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Fatih Sultan Mehmed Han'ın Akkoyunlu hükümdarına mektubu:
"Bundan önce annenin ricasıyla pençe-i gazabımdan kurtulmuştun. Biz de seni ıslah olmuş ve sulh semtine yönelmiş kabul ederek affetmiştik. Halbuki senin gibi imansız bir Türkmen'in benim adaletli padişahlığım zamanında saltanat ve istiklâl davasında bulunması haramdır. Senin, kendin gibi birkaçına, şiddet yoluyla galip gelmene, kendi topraklarında gösterdiğin gurur ile mest olarak ve padişahlığımın hukukunu unutarak adaletli idarem altında rahat bir surette yaşayan Tokat'a ve sonra da Karaman ülkelerine askerlerini göndererek kötü karakterin gereğince ahaliye zulmettirdiğin bir takım şiddetlere başvurduğun ve rezaletlere sebep olduğun malumumuzdur. Onun için seni öldürmek ve memleketini tahrip etmek üzere bu yılın baharında harekete karar verdik. Seni affetmek katiyen düşünülmemektedir. Beyhude zahmet çekme. Sen vilâyet yıkmayı padişahlık mı zannettin. Çekinmeden, korkmadan topraklarımıza tecavüz ettiğin için kılıcımız senin göğsünde kana bulunmalıdır. Er isen meydana gel. Kadın gibi delikden deliğe girme, hazırlıklarını yap, haber verilmedi deme. Zirâ soysuz vücudun yok edilecektir ve bu konuda özür ve bahane bertarafdur".
Sayfa 119·Kitabı okudu
Bizanslı tarihçi Dukas'ın İstanbul için yazdığı ağıtı:
Ey şehir, şehir, bütün şehirlerin başı! Ey şehir, şehir, dünyanın dört tarafının merkezi! Ey şehir, şehir, Hristiyanlar'ın iftihar sebebi ve barbarların hezimeti! Ey şehir, şehir, içinde manevi meyvelerle dolu ikinci bir cennet! Ey cennet şimdi güzelliğin nerede? Vücut ve ruhun, manevi zarafetlerinin, faydalı kuvvetleri nerede? Solmak bilmeyen cennet yeşillikleri arasında, çok zaman evvel dikilmiş olan Hazret-i İsa efendimin, havarilerinin gömülü bulunduğu vücutları nerede? Azizlerin, şehidlerin kalıntıları nerede? İmparatorların cesetleri nerede? Yollar, mabetlerin avluları, üç yol ağızları, tarlalar, bağların çevreleri, bunların hepsi, azizlerin, soyluların, dindar adamların, rahiplerin ve rahibelerin kalıntıları ile doluydu. Bunlar şimdi nerededirler? Ne büyük felaket! Ya Rab! Bize olan bu halleri hatırına getir. Nazar eyle ve maruz kaldığımız hakaretleri gör! Babalarımızdan kalma mirasımız yabancılara kaldı, evlerimiz başkalarının eline geçti. Babamız yok gibi, öksüz kaldık, annelerimiz dul kadınlara döndü. Takibata uğradık, zahmetler çektik ve rahatımız kalmadı. Babalarımız günah işlediler ve öbür dünyaya gittiler. Biz ise onların günahlarının cezasını çekiyoruz. Bizi kullar, hükümleri altına aldılar. Bunların elinden kurtulan olmadı. Başımızın üzerinde bulunan taç yere düştü. Yazıklar olsun bize! Zira günah işledik... Şimdi şehre gelen felaketi, müthiş esareti ve acı hicreti hangi kuvvetli dil tasvir edebilecek? Maruz kaldığı felaket Kudüs'ten Babil'e veya Asurya'ya hicret etmek gibi değildir. Ey güneş titre! Ey arz, sen de titre ve adil hakim olan Cenab-ı Hakk'ın günahlarımız için neslimizi tamamen terk ettiğinden inle! Bakışlarımızı gökyüzüne çevirmeye layık değiliz, yalnız yüzümüzü yere koyarak, Allah'a karşı "adilsin ve kararların adalete uygundur" diye
Sayfa 46·Kitabı okudu