Hamas’ın kınandığı ve silah bırakıp yönetimi devretmesi çağrısı yapılan ortak bildiriyi kabul etmiyoruz.
7 Ekim’de yaşananlar bir “katliam” değil; 1948’den bu yana devam eden işgal ve katliamlara karşı verilen meşru bir başkaldırıdır. Hamas ise Filistin ve Gazze halkının tek meşru temsilcisidir. 2006 yılında yapılan seçimlerde Filistin halkının Hamas’ı sandıklardan birinci parti olarak çıkarması bunun en açık delilidir.
Hamas’ın tasfiye edilerek, yıllardır işgale sessiz kalan El Fetih ve Mahmud Abbas yönetiminin desteklenmesi; İsrail’in sinsice devam ettirdiği işgal ve katliam politikalarına örtülü bir destek anlamına gelmektedir.
Bildiride yer alan “İsrail’in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi” maddesi ise tamamen hayalden ibarettir. Zira onlarca yıldır İsrail’in hiçbir BM kararına veya uluslararası kuruluşların aldığı kararlara uymadığı herkes tarafından bilinmektedir. Hamas’ın silah bırakması durumunda dahi İsrail işgalinin süreceği muhakkaktır.
Bizler, bu işgale karşı en etkili cevabın direniş olduğuna inanıyoruz. Hamas’ın inancı, halkı ve vatanı için yıllardır sürdürdüğü onurlu mücadeleyi saygıyla selamlıyoruz. Biliyoruz ki tüm sözde İslam ülkeleri ve emperyalist güçler birleşseler de Allah’ın yardımı ve inayeti onların üzerindedir. Gazze’nin yiğit direnişçileri, iki yıldır kısıtlı imkanlarla işgalci saldırılara karşı gösterdikleri kahramanca mücadeleyle masada kurulan tüm tuzak ve hileleri sahada bozmaya devam edeceklerdir.
Hamas, sadece işgal altındaki Gazze’nin değil; işgal altındaki bütün ümmetin onurudur.
Bu vesile ile aziz şehidimiz İsmail Heniyye’yi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz.