Müjdat önm

Müjdat önm
@Mujdat72
3 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Benden....
Şair, bir süre sessiz kaldı. Sonra dudaklarının ucunda, yalnızca kendisinin duyabileceği kadar kısık bir sesle mırıldanmaya başladı. İçinden geçen tek soru şuydu: Bir insan bu kadar güzelken, bu
Alıntı
Benden...
Kendini sorgularken, o keskin ve acıtan hissi yüreğinin en kuytularında duyuyordu. Sanki her düşünce, içinde yeni bir yara açıyor; her hatıra, biraz daha ağırlaştırıyordu omuzlarını. Sonra usulca, göz kenarlarından iki damla yaş süzüldü… yağmurla karışarak, sessizce kayboldu. Dudaklarının ucuna kadar gelen hiçbir sır, dünyaya karışacak kadar cesur olamadı. İçinde saklı kaldı hepsi; söylenmemiş cümleler, yarım kalmış hayaller gibi. “Zira,” diye geçirdi içinden, “bu hayat gerçekten herkese eşit miydi?” Yoksa insanlar, birbirine eşit görünmek için ne kadar çaba sarf ediyordu? Ya da kim, kimin yükünü gerçekten anlayabiliyordu? Sonra… vazgeçti uzaklara bakmaktan. Çünkü bazen en büyük mesafeler, gözle görülenler değil; insanın kendi içinde kat ettiği yollardı. Ve o, kimsenin ulaşamadığı, kimsenin uzaktan bile hayalini kurmadığı, kimsenin farkında dahi olmadığı düşlerine sığındı. Sessizce… Ama derin bir inançla. İstersen bunu daha kısa bir alıntıya ya da sosyal medyada paylaşmalık bir versiyona da dönüştürebilirim.
1000Kitap
Benden...
İnsan bazen kendi içinde çürür… Ne bir ses duyulur içinden, ne bir çığlık ulaşır dışarıya. Gözlerinden süzülen o iki damla yaş, yağmurun karanlığına karışırken hiç kimse fark etmez aslında nelerin öldüğünü içinde. Çünkü bazı acılar anlatılmaz, anlatılsa bile kimse taşıyamaz. Ve insan en sonunda, kimsenin bilmediği karanlık hayallerine sığınır… orada ne umut vardır ne de ışık, sadece sessizce yok olan bir kalp.
Alıntı
Benden...
Şair, bir süre sessiz kaldı. Sonra dudaklarının ucunda, yalnızca kendisinin duyabileceği kadar kısık bir sesle mırıldanmaya başladı. İçinden geçen tek soru şuydu: Bir insan bu kadar güzelken, bu
1000Kitap
Benden...
Sonra, gözlerinin kıyısından bir yağmur damlası süzüldü; usulca dudaklarının ucuna kadar indi. Oysa ben, onun ağladığını biliyordum. İnsan bazen en büyük acısını bir yağmur tanesinin ardına saklardı; o da öyle yaptı. Sanki yalan söylemeyi göze almışçasına, kederini gökyüzüne emanet etti.
Alıntı