Müjdat önm

Müjdat önm
@Mujdat72
3 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Her şey o gecede başladı. Gecenin en karanlık anında… Zamanın durduğu, seslerin sustuğu, kalbin kendi yankısıyla ürktüğü bir anda. Uzaklarda, masum bir yüzün gözlerimin içine usulca değmesiyle değişti her şey. O bakış, bir hayal dünyasının kapısını araladı ve ben, o andan sonra ne bu dünyaya ne de kendime ait hissedebildim
Edebiyat
Sevgi<
Uzunca, derinden nefesini tutup gerekirse gözlerini kısarak bakmak gerekir hayata. Yüreğini bağladığın şey uğruna savaşırken, değer verdiğin kişi için ölmeyi bile göze alırsın. Çünkü bazı bağlar, akılla değil; cesaretle, fedakârlıkla ve sessiz bir kararlılıkla taşınır.
Evet, tam da gördüğüm yerdeydi… Ama orada duran gerçekten o muydu, sahi? Hayat, insan yaşadıklarının ve umutlarının peşinden koşarken bu denli umutsuzluğa sürükleyebilir miydi birini? Gözlerinin içinde bir zamanlar göl gibi duran mutluluk, aşk ve sevgi vardı; hayata, hatta yerdeki bir yaprağa bile aşkla bakan bir ruhtu o. Ne olmuştu ona böyle? Hayat mı fazlasıyla incitmişti, dallarını tek tek mi kırmıştı? Yoksa rüzgâr, sevdiklerini mi alıp götürmüştü elinden… Ya da sevmeye çalıştıklarını? Cevapsız kalan her soru, içimde biraz daha ağırlaşıyordu; çünkü bazı değişimler sessiz olur ama izi, insanın kalbine derin düşer.
Bir şair, bu hayattan anladığını ve anlamlandırabildiği her şeyi son sözlerine sığdırırken, böyle bir dizeyle bitirmişti her şeyi. Ben onu çok düşünüyordum. O geldiğinde, farkında olmadan hep onu korumaya çalışıyordum. Ben onu korudukça, o kendinden biraz daha uzaklaşıyordu. Hiçbir zaman kendini aramıyordu; aksine, kendinden kaçıyor, kendi dışında biri olmak istercesine farkına varmadan değişiyordu. Ben elimi ona uzatıyordum. Yağan yağmurların, üstüne savrulan kar taneciklerinin onun narin bedenine değmemesi için kendimi ona kalkan ediyordum. Oysa o, sonbaharlarda, gecenin ayazında, fırtınalı ve soğuk günlerde dışarı çıkıp hayatla bu şekilde savaşmak istiyordu. Ben uzun bir yolda değil, kısa bir yolda; bir ömür boyunca onu iyilikle, mutlulukla bir yere ulaştırmayı ve mutlu etmeyi hedefliyordum. O ise uzun zamanlara yayılmış bir kaçışta, kendini akan nehirlere bırakıp bilinmez uçurumlar ve vadilerden geçerek okyanuslara ulaşmak istiyordu. Garip bir ilişkimiz vardı. Ben onu kovalıyor, mutluluğun içine doğru sürüklemeye çalışıyordum. O ise farkında olmadan, hep mutluluktan kaçıyordu. Bu bizim hikâyemizdi… Ya da en azından, bizim hikâyemiz olması için çabalayan bendim. Sessizce, bir kenarda.
Alıntı
Usulca yürüyorum, ardımda ne kaldıysa sesini kısmış, ben bakmadıkça varlığını unutan anılar gibi…
Alıntı