Yüzüklerin Efendisi serisinin filmlerini en az 10 kez izlemişimdir ve her izlediğimde aynı tadı almaya devam ediyorum. Sıkı bir "Yüzüklerin Efendisi" hayranı olarak 2019 yılı başında kitaplarını okumaya karar verdim, biraz da geç kaldım tabi, ve serinin ilk kitabı olan "Yüzük Kardeşliği" kitabını büyük bir hayranlık ve şaşkınlık ile bitirdim. Çünkü filmde o kadar anlatılmamış öykü, olay ve detay vardı ki kitapta, Orta Dünya'ya karşı zihnimde çok daha farklı izlenimler yaşattı. J.R.R Tolkien in hayal dünyasına bir kez daha aşık oldum.
Kitap ve film arasında karakterlerde ve detaylarda çok büyük farklılılar var. Özellikle filmde çok çok çok az bahsedilen ve yüzü dahi gösterilmeyen "Çiftçi Tırtıl" kitapta daha detaylı ve daha önemli bir rolde çıktı karşıma. Hele kitapta bir karakter var ki; başlı başına adına ayrı bir roman yazılabilecek bir karakter "Tom Bombadil". Bu kadar renkli, farklı bir karakterin filmde olmaması gerçekten üzdü beni.
Kitabın ilk başlarıda Orta Dünya ırklarıyla ilgili bilgilere değinilmiş ve çok da güzel olmuş. Yüzüğün bulunuşu hakkında güzel detaylar var. Kitap asla sıkmadı beni, hele ki "Sıçrayan Midilli Hanında" bölümünden sonra su gibi akıp geçti.
Sözlerimi bitirmeden önce şunu eklemek istiyorum. "Amaann, filmini izledim kitaba ne gerek, zaten aynı konular var. " Diyenlerdenseniz tekrar düşünün derim. Çünkü "Orta Dünya"da gerçekten daha fazlası varmış.