Bu söz, insanın fâni oluşunu bütün çıplaklığıyla, yürek burkan bir sadelikle hatırlatıyor. Derin anlamıyla açıklayalım:
Bu gözler bir gün bakmayacak.. Şu an hayata açılan pencere olan gözlerimiz, bir gün kapanacak. Sevdiklerimizi, gökyüzünü, dünyayı bir daha göremeyeceğiz.
Bu gençlik bir gün gidecek..Güç, tazelik, koşuşturmalar… Hepsi zamanla solacak. Gençliğe aldanan insan, onun geçiciliğini fark ettiğinde bazen çok geç kalmış olur.
Şu ayaklar bir gün yürümeyecek, şu ağız bir gün yemek yiyemeyecek..
Bugün bize hizmet eden bedenimiz, bir gün susacak. Ne yürüyebilecek, ne konuşabilecek, ne tat alacak... Her şey yavaş yavaş duracak.
Şu burun bir gün hava çekemeyecek...
En basit nefes bile, bir gün en büyük nimet olarak geride kalacak. Çünkü can gidecek, nefes bitecek.
Mutlaka karşılaşacağımız ölüm var, ölüm var.Bu tekrar, bir uyarı değil; bir sarsıştır. Unutmaya meyilli olan kalbe şöyle der:
Hazır mısın? Gecikme, çünkü vakit belli değil. Bu söz bir korku değil, bir uyanıştır.
Dünya geçici ama ahiret ebedîdir.
O yüzden, gözler görüyorken hakikati gör,
ayaklar yürüyorken doğru yolda yürü,
kalp atıyorken Rabbe yaklaş…
Çünkü ölüm var, ama ondan sonra da rahmet var, ebediyet var.
Yeter ki hazırlıksız yakalanma.