Zihinlerimizde akıl, mantıksal doğrularını ortaya koyan soğuk, asık suratlı, köşeli; kalp ise akıldan idrakten uzak, duygusal ve yumuşak bir şey haline geldi. Oysa akıl ne kadar hissedebiliyorsa, kalp de o kadar düşünür.
Size ait bir dil ufkunuz yoksa, kendinizin ayrıntılı
kelime ve kavramlarıyla birlikte görüntülenmesi, o dil evreni içindeki tanımlamalara dayanıklı olması gerekir.