İstismarcılar şeytani görünümde insanlar degil. Mahkeme kürsülerinde istismar sanıklarını görmesem kafamda daha șeytani figürler canlanırdı. Fakat istismarcı kişiler, gayet sıradan görünen insanlardı. Kendilerinden emin konuşuyor, suçsuz
olduklarım iddia ediyorlar hatta hüngür hüngür ağlıyorlardı. O kişileri uzun uzun dinleyince, böyle bir şey yapmadıklarına inanmak istiyordum. Kendi kendime "Yok canım, bu adam bunu yapmamıştır!" diyordum. Jilet gibi ütülü, temiz giyinmiş,
dizgün konuşan insanlardı ve tam olarak böyle düşünmemizi istiyorlardı..
Acı çekerek iyi biri olunamaz. Acı çekerek genellikle kötü biri olunur. Kimin en çok acı çektiğini tartışmak çocukçadır. Baskı gören çocuk genellikle sakatlanır, duygusal yaşamı zarar görür, baskı gören genellikle baskı yapanın düşünce yapısıyla yöntemlerini benimser, baskı görmenin en vahim sonucu budur; bu, baskı göreni mahveder ve onun kendini kurtarma olanaklarını azaltır. Acıyı işe yarar kılmak büyük uğraş gerektirir, özellikle de acı çeken kişi için..
İnsan kendisine saygısı olan ben olmayı gerçekleştirmeden, biz olmayı gerçekleştiremez.
Kendi özüne saygılı olmayı beceremeyen insanlardan mutlu bir toplum oluşamaz..