Spoiler vermeme adına detaya girmek istemiyorum. Ancak kısaca değinecek olursam şunları söyleyebilirim: Kitapta aslında Oğuz Atay kendi hayatından kesitleri yazmış gibi. Kendini ait hissedememesi, kafasının içindekiler, çektiği acialr, evliliği gibi. Okurken takip etmekte çok zorlandım, çünkü git geller yaşanıyor eserde. Aslında hepimizin hala bile yaşadığı benzer sancılar. Kafamızın içi kazan gibi, çeşitli olaylar, geçmişten kalan anlar, hatıralar, cevap verememeler, pişmanlıklar, karakterler, iç seslerimiz ve daha nicesi. Yazar da benzer süreçleri kitapta bizlere anlatmış. Aslında karakterlerin tamamı yazarın kafasının içinde var olanlardan oluşuyor. Kimini yuceltiyor, kimini düşürüyor, kimine öfke kusarken kimine çok saygı duyuyor, var olmaya çalışan Hikmet 'in yedi adet versiyonundan bahsediyor. Hepsine ayrı bir karakter giydirip onun üzerinden ilerliyor. Oğuz Atay okuması zor eserleriyle öldükten sonra değeri bilinen yazarlarımızdan. Kitap okuması "Tutunamayanlar" a göre daha kolay olsa da sakin bir kafayla okunmalı diye düşünüyorum.