Eşini aldattıktan sonra, yuvası yıkılacak hissiyle tüm dünyası başına yıkılan; korkuya esir düşen ve nihayetinde pişman olan bir kadının "zavallıca" hikâyesidir.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Yunan bir genç ve Yahudi bir kız arasında yaşanmış sıradışı bir aşkın öyküsüdür. Trajik ve duygu yüklü bir hikâyedir, okunmalıdır.
Nietzsche'nin, Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitabı tarzında yazılmış, fakat içeriği çok başka olan bir kitaptır. Her şeyden önce Halil Cibran, Hıristiyan bir bilgindir ve Tanrı ile Hıristiyanlığı kutsar. Felsefi düşünceleri materyalizm ile taban tabana zıt, bir o kadar ütopik de olsa, fazlasıyla aydınlatan bir kitaptır.
Marksist literatüre giriş kitaplarındandır. Ekonomik altyapıyı ve politik üstyapıyı kavramak için en iyi kaynaktır. Aynı zamanda materyalist felsefe üzerine olabildiğince derinlemesine çözümleme yaparak ve örnekler sunarak, diyalektik materyalizmi de en doğru yöntemle öğreten eserdir.
İnsan olduğunu düşünen her yaratığın mutlaka okuması gereken kitaptır. Okumalıdır ki, gerçekten insanlığını sorgulasın. Evet, yakın dünya tarihi bir katliam gördü. Dünya kamuoyu sustu, erkeklerin kafası kesildi, sekiz yaşındaki kız çocuklarına defalarca tecavüz edildi, kadınlar köle pazarlarında bir paket sigara fiyatına satıldı, evleri yakıldı, köyleri talan edildi. Sırf müslüman olmadıkları için bir halka bunca eziyet reva mıydı? Bütün insanlık bu suçun bir parçasıydı, bütün insanlık suçluydu.
Teşekkürler: