Homo sapiens sapiens profil resmi
İnsanlarla değil kitaplarla uğraşır kendisi...
Filozof
Kırklareli
13 Eylül 1994
Erkek
550 okur puanı
17 Mar 2015 tarihinde katıldı.
  • Homo sapiens sapiens tekrar paylaştı.
    ''Kendi arzuladığımız kişi değiliz. Toplumun talep ettiği kişiyiz.''
  • Homo sapiens sapiens tekrar paylaştı.
    ''Hayat uzun bir tatil değil, sonsuz bir öğrenme sürecidir.''
  • Homo sapiens sapiens tekrar paylaştı.
    ‘’Akıldışı ama Öngörülebilir’’ çok sevgili bi’ araştırma kitabı. Akademik, kuramsal bi’ içeriğe sahip olan bu kitap ne yönden sevgili buna değineceğim.

    Kitabın konusu, son on- on beş senede duyulurluğu yavaş yavaş artan davranışsal iktisat hakkında. Bunu açıklamak için karşılaştırma yapmam gerekirse; klasik iktisat, insanların her zaman minimum maliyet/zarar ve maksimum fayda/kar ile hareket ettiğini savunan iktisat öğretisidir. Klasik iktisat bu akılcı kuramını ise ‘’homo economicus’’ yani rasyonel insan olarak adlandırmıştır. Fakat zaman içinde, tarihsel açıdan da ispatlanacağı gibi bu anlayışa göre çok büyük hatalar, fireler oluşmuştur. Bu hatalar aslında her işinde rasyonel ‘’sanılan’’ insanın hiç de rasyonel davranmadığını gösterir niteliktedir. Bu durumda ise ‘’Sorunlara nasıl yaklaşılmalı?’’ sorusuna cevap olarak ‘’davranışsal iktisat’’ söylenebilir.

    Davranışsal iktisat, klasik iktisatın tersine kişilerin düşüncelerinde ve davranışlarında her zaman rasyonel, akılcı davranmadıklarını, aksine insanların yapıları gereği rasyonel olmamak için pek çok sebebi olduğunu göz önünde bulundurup, kişilerin fikirlerini ve yaptıklarını buna göre anlamlandıran iktisat alanlarından biridir. Dan Ariely, kitabında davranışsal iktisatla ilgili olarak ısrarla şuna değiniyor: Evet, insanlar rasyonel, faydacı varlıklardır fakat bu her zaman akılcı olduklarını göstermez. İnsan yaşamında pek çok sorun meydana gelir ve ve bu hatalar, akılcı olmayan davranışlar kendiliğinden meydana gelmezler, rastgele değildirler. İnsanlar hataları ‘’öylesine’’ yapmazlar, aksine tüm bu hataların belirli nedenleri vardır. O halde neden bu hataların sebeplerini, insan zihnindeki işleyişlerini anlayıp onları ‘’öngörülebilir’’ hale getirmiyoruz?

    Yani evet, hatalarımız var ama kendi içinde sistemli, tutarlı olan bu hatalar rastgele olmadığına göre bunlara sebep olan şeyler bulunabilir, yani onları öngörebiliriz. Yazar bu minvalde farklı üniversitelerde pek çok öğrenciyle ve kendi meslektaşları ile çeşitli deneyler yapmış. Kitabın anlatılış biçimi gayet açıktı; yazar öncelikli olarak fikrinden, kuramından bahsetmiş, daha sonra kitlesi genelde öğrencileri oluşturan deneyleri uygulamış, açıklamış ve net bi’ biçimde sonuca ulaşmış. Bu sırayı izleyerek anlatılan on üç bölüm vardı fakat deneyler çok daha fazlaydı. Bazı konular çok daha ayrıntılı araştırma gerektirir nitelikte olsa da yazar ek farklı çalışmalar ve deneylerle fikirlerini destekleyerek güçlendirmiş. Son olarak 2008 konut krizinin davranışsal açıdan incelenmesi üzerine bir bölüm daha vardı. Bilançolarla, mali tablolarla ve rakamsal kayıplarla anılan bu büyük krizin sebebinin davranışsal açıdan, yani insanlar; bankacılar, tüketiciler ve şirket çalışanları tarafından ele alınmasının faydalı olduğunu ve krizi daha iyi anlamak noktasında bakılması gereken bir açı olduğunu düşünüyorum.

    Kişisel olarak faydalı bulduğum bu kitabın temel hedefinin farkındalık yaratmak olduğunu düşünüyorum. Elbette sadece iktisatla ilgilenenler için değil, bilime ilgi duyan herkes için. İlgilendiğimiz farklı alanların baş oyuncusu insanken, farklı bilim dallarını araştırma, ilerletme, sınıflandırmada yer alan bizlerin, ilgililerin nasıl olup da onları kalıplara soktuğumuz fikri gerçekten duvara tosluyor. Çünkü ilgilendiğimiz, merak duyduğumuz bu alanlar aslında doğrudan insanı ele alıyor. İnsan çok boyutluluğu, katmanlılığı, pek çok açısıyla her şeye el sallayan bi’ varlık. Eminlikle yaklaşabildiğim tek nokta onun parçalardan oluştuğu.. ve psikolojinin insan bütünlüğündeki yerinin kesinlikle çok önemli olduğu. Yaşamdaki bazı noktalara insani temel gerçeklerimizi yani doğamızı, derine inersek de psikolojimizi ele alıp bakarsak bazı şeyleri daha açık, net ve aydınlık bi’ noktadan görme şansına erişebiliriz.

    Günümüzün neoliberal, akılcı dünyasında salt verilerle, grafiklerle hareket etmenin aslında her zaman doğru cevap olmadığını bilimsel bi’ dille anlatmış Dan Ariely. Aslında günümüzün fazla duyarlı, reklam, marka, sosyal medya, tv, sanat, toplumsal roller, düşünce akımları vb. tüm birbiriyle bağlantılı olan bu örümcek ağı ortamında iktisatın kalıplardan çıkıp , daha gerçekçi, davranışsal ve hayatın içinden bakması gerektiği anlatılıyor kitapta. Yazar, bunu anlatırken iktisattan dönüşmesini değil, özüne dönmesini istiyor. Çünkü modern iktisatın kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith 1776’da ‘’Milletlerin Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir İnceleme’’ isimli eserini yazmadan önce 1759’da ‘’Ahlaki Duygular Kuramı’’nı yazmıştı. A. Smith’in bu kitabında değindiği konu ise, duyguların hislerin ve ahlakın insan davranışlarına farklı cepheleri olduğu, iktisatçıların bunu görmezden gelmesinin veya inkar etmesinin doğru olmadığını, tersine bunları araştırılmaya değer konular olarak ele almanın gerekliliğini belirtmiştir.

    Tüm bu deneysel ve eleştirel öğreti sürecini yazar sıklıkla kendi anılarını da ekleyerek, çok keyifli ve muzip, sıkmayan, sevgili bi’ tarzla ele almış, bu durum da kitabın aslında bilgi yoğun ağırlığını kısmen yok eden, daha çekilebilir hale getiren bi’ etki yaratmış. Sürekli altını çizerek, not alarak ve bir bazı özetlemeler çıkararak gittiğim için bu kitabı uzun bi’ zamana yaydım. Akıldışı ama Öngörülebilir’i klasik iktisatı bilip, günümüze uyarlarken sürekli bi’ eksik, gedik duygusuyla sarsılan, bir şeylerin yerinin dolmadığını düşünen herkese öneririm. Çünkü olaya bir de ‘’davranışsal’’ yönden bakmak kesinlikle fayda sağlıyor; bazı sorunları bu şekilde aklınızdan silerek, sorunlara ‘’nasıl’’ yaklaşılması gerektiğine dair temel bi’ bilgi edinebilirsiniz.
  • Homo sapiens sapiens tekrar paylaştı.
    Herkese iyi günler. Bu ileti hepinizi çok yakından ilgilendiriyor.


    İki video izledim:

    1) https://youtu.be/sdw26RVQxkM

    2) https://youtu.be/ieEhsS6mYjQ


    Eminim ki sizlerinde, tıpkı ben gibi, kitaplığında "sonra okurum" diye alıp okumadığınız birçok kitap var.

    Ben bu iki video sonrasında kitaplarımda minimalizme gitmeye karar verdim. Beni tanıyanlar bu işin, çoğunuza olduğu gibi, benim için çok zor olduğunu bilir.

    Anladım ki, okumayacağım, ilgimi çekmeyen kitapları kitaplığımda daha fazla tutmanın bir anlamı yok..

    Sizden de okumayacağınız ve elden çıkarmak istediğiniz kitapları (alıcısı çıkması açısından) yoruma bırakmanızı rica edip, ilk adımı ben atıyorum. İlgilenenlere şu kitapları gönderebilirim:
    (✔ Bu simgenin bulunduğu kitapların talibi çıkmış demektir)
    Tarih:

    Haremin Son Yüzyılı
    Geçmişten Günümüze Dünya Tarihi
    Geçmişten Günümüze Türkiye Tarihi
    Geçmişten Günümüze Osmanlı
    Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl

    (Şu an fark ettim, bu kitaplar okuyacaklarıma ekli bile değilmiş..)

    Av. Orhan Cemal Fersoy - Adnan Menderes ✔

    Din:

    Anahtar Cevaplar
    İslam ve Sınıfsal Yapı
    Temel İslamî Bilgiler - Nedim Bal

    Yabancı:

    İntikam

    Cinnet

    Klasikler:

    Suç ve Ceza (sabah gazetesinden, 1. Cilt)
    Kelile ve Dimne (sabah gazetesinden)
    Robinson Crusoe (sabah gazetesinden)
    Yaşlı Adam ve Deniz✔

    Yerli:

    Miyase sertbarut- Gerçeklerle Büyümek düşlerle yürümek
    Vatan yahut silistre✔
    Mehmed Rauf- Eylül ✔
    Namık Kemal- Cezmi ✔
    Reşat Nuri Güntekin- Leyla İle Mecnun ✔

    Daha çok kişiye ulaşması ve toplumsal yardımlaşmaya katkı sağlamak için paylaşır mısınız?

    Teşekkürler..
  • Homo sapiens sapiens tekrar paylaştı.
    Bitik erkekler... Zimbardo'nun hızla yükselişe geçen feminizm "modasına" sanki bir inat olarak yazdığı, "Konuya bir de biz erkeklerin gözünden bakın. Bir zamanlar çalışan, eve ekmek getiren, kadınına aslanlar gibi bakan erkeklerken yıllar sonra hayata adım atmaya korkan, video oyunu ve porno bağımlısı, umutsuz bir nesil olduk. Ama bir sorun niye olduk?" mesajını sürekli olarak gözümüze dayadığı bir derleme. Derleme diyorum çünkü pek çok makaleden bahsediyor ve bunları yorumluyor. Pozitif ayrımcılığı kendi çıkarları uğruna kullanmayı asla hoş karşılamayan, olabildiğince hayatta eşit şartlara sahip olmayı savunan biri olarak Zimbardo'nun pek çok çarpıcı tespitini beğendim. Ancak Zimbardo'nun alttan alta verdiği "Bu zalım kadınlar hep erkekleri sömürüyor" mesajını almaktan da pek hoşlanmadım. Çalışmalarıyla dünyaca ünlü bir sosyal psikologtan böyle "ekşimsi", herkesin yapabileceği sığ bir genelleme beklemezdim.
  • Homo sapiens sapiens tekrar paylaştı.
    Erkek çocuklarının ve genç adamların bugünkü durumu, aslında kadınların bir sorunudur. Bu çocuklar bizim oğullarımızdır, kızlarımızın birlikte bir gelecek kuracakları insanlardır. Eğer erkek çocuklarının başı dertteyse hepimizin başı derttedir. - Christina Hoff Sommers
    Philip Zimbardo
    Sayfa 271 - Pegasus Yayınevi
  • Homo sapiens sapiens tekrar paylaştı.
    Boşanmak kimse için kolay değildir. Fakat genç insanların güven algılarını etkileyen, ayrılığın kendisinden çok ebeveynlerin durumla başa çıkma biçimidir. Birçok çocuk ilişkilere olan inancını yitiriyor çünkü anne babasının duygusal açıdan dengesizleşmesine, akıl dışı ve bazen şiddet içeren tepkiler göstermesine tanık oluyor.
    Philip Zimbardo
    Sayfa 68 - Pegasus Yayınevi
  • Homo sapiens sapiens tekrar paylaştı.
    Bazı erkekler, salt erkek oldukları için kendilerine birçok şeyi hak görüyorlar. Üstelik bu ayrıcalığı kazanmak için hiçbir şey yapmalarına gerek yok. Birçoğu artık anne ve babalarıyla, bir eş veya bir hayat arkadaşıyla olan ilişkisinde uzun vadeli bir sığınak arıyor. Şaşırtıcı derecede yüksek sayıda erkek, para getirecek işlerde çalışmayı istemiyor gibi görünüyor, hatta yaşam alanlarını düzenli tutacak temel ev işlerine bile yardım etmiyorlar.
    Philip Zimbardo
    Sayfa 32 - Pegasus Yayınevi
İnsanlarla değil kitaplarla uğraşır kendisi...
Filozof
Kırklareli
13 Eylül 1994
Erkek
550 okur puanı
17 Mar 2015 tarihinde katıldı.
2018
5/27
19%
6 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 4968. sırada.