Bugün sınırlara çekilen çitler veya dikilen duvarlar artık fantaziyi
harekete geçirememektedir çünkü Başka 'yı ortaya çıkaramazlar.
Daha çok, sadece iktisat yasalarına tabi olan Aynı'nın Cehennemini
baştan başa kat ederler. Varsıllarla yoksullar işte bu şekilde
birbirinden ayrılır. Bu yeni sınırları meydana getiren şey kapitalizmdir.
Para her şeyi ilkece aynı kılar. Asli farkları tesviye eder.
Ayıran ve dışlayan yapılar olarak sınırlar Başka 'ya dair fantazileri
ortadan kaldırır. Başka bir yere götüren eşikler, geçişler değillerdir
artık.
Modem benlik arzularını ve duygularını giderek daha
hayali yollardan, metalar ve medya imgeleri üzerinden algılamaktadır.
Hayal gücü her şeyden önce tüketim mallan piyasası
ve kitle kültürü tarafından belirlenmektedir.
Kapitalizm her şeyi bir meta olarak düzenleyip görücüye çıkardığı ölçüde toplumun pornografikleşmesi sürecini şiddetlendirir. Cinselliğin başka
bir kullanımını tanımaz. Eros'u pornoya dönüştürerek kutsallığını bozar.
Heidegger'de insanın ikamet etmesini olanaklı kılan mekanın esasında
"tanrısal" bir unsur bulunmaktadır. Bu mekan tarih, bellek ve
kimlikten oluşmaktadır.
Ama insanların içinde bulunmak yerine yanından geçip gittiği turistik mekanlarda bu unsurlar noksandır.