Biz halk çocuklarıyız. Sert kol yorgunluğunu çeke çeke büyüdük. Ömrümüz öyle bir topluluk içinde geçti ki yalnız çalışmamız ile milletimizi temsil etmek dâvasını sahtekârca yürüten siyaset kuklalarından çok daha üstün insanlarız. Biz halkın evladı olduğumuz için onu aldatmak, önceden ulaşılamayacak şeyler vâdederek sonra onu boğmak küçüklüğüne asla düşmeyiz. Bilâkis, biz onun doğru olan hukukunu, meşru menfaatlerini alenen ve resmen boynumuza alıyoruz. İtalya'nın faşist olmasını istiyoruz çünkü onun ihmal ve zillet içinde bulunan insanlar tarafından idare edilmesindem bezdik.
Mussolini
İdeal yapımı inançla, aşkla, sebatla kurmaya çalışmak faşistlik dâvası uğruna kurban giden yüzlerce arkadaşımızın yürüdüğü fedailer yolunu tutarak onların samimi vasiyetlerine kulak verip canımızı vakfedeceğimiz vazife budur. İtalyan faşistliğini büyük vazifeler ve büyük mesuliyetler beklemektedir. Bugünden itibaren faşizm milletin hayatına daima daha yakından katılmış bulunacaktır. Faşizmin gün geçtikçe nasıl daha çok gelişeceği hakkında şimdiden tahminler yürütmekte fayda yoktur... Faşistlik «daha yukarı! daha ötelere!»den ibaret olan yüksek şiarının taahhütlerinin mesuliyetlerine katılacaktır.
Mussolini
Eğer askerî deyimleri kullanmak gerekirse Dev-Genç mütecavizdir. Ülkü Ocakları savunma örgütüdür. Ancak en iyi savunmanın taarruz olduğu inancını benimsemiş bir örgüt.
Sağ ve sağcı kelimelerinin batı dünyasında siyasî bir mânâda kullanılması, 1789 Fransız ihtilâlinden sonra 1. Cumhuriyet Meclisi zamanında başlamış sayılır. Fransız 1. Cumhuriyet Meclisinde, kürsüye göre, sağ taraftaki sıralara ihtilâle karşı bilinen kralcı aristokratlar ve kilise temsilcileri; sol taraftaki sıralara da ihtilâli yapan liberal burjuva sınıfının temsilcileri oturmuştu.