Müspmür

Müspmür
@Muspmur
Onlar ağızlarıyla Allah;ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktır. Elhamdülillah
16 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Bir duruşu olmalı insanın, bir bakışı, bir anlayışı, bir aşkı, bir davası olmalı.
Kur'an ve hadislerde kalbin temiz olması, niyetin sahihliği ve iç dünyanın güzelleştirilmesi çok vurgulanır. Çünkü İslam'da ameller niyetlere göredir ve kalp bozuksa davranışlar da zamanla bozulur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: > “Dikkat edin! Vücutta bir et parçası vardır. Eğer o düzgün olursa, bütün vücut düzgün olur. O bozulursa bütün vücut bozulur. İşte o, kalptir.” (Buhârî, Müslim)
bismillahirrahmanirrahim
Ali imran 159﴿ Sen onlara sırf Allah’ın lütfettiği merhamet sayesinde yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onların bağışlanmasını dile, iş hakkında onlara danış, karar verince de Allah’a güven, doğrusu Allah kendisine güvenenleri sever. 160﴿ Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler.
Mürşit efendi…
76.sayfa Etrafımdakiler ne tıynette insanlar olursa olsunlar ben umdelerime sadık kalacağım. Bazı zayıf iradeli ve Uşak ruhlu kimseler gibi şahıslardan gelen fenalığı memlekete atfederek ona küsmeyeceğim. Bilakis göreceğim zulüm ve kadrin benimle beraber o büyük mağdur anayı da vurduğunu, yaralarına biraz fazla yara ilave ettiğini düşüneceğim ve daha kuvvetle daha şevkle çalışacağım. 131. Sayfa Ne yaptığımı bilmiyordum. Vazife başında ufak ufak yolsuzluklara daha doğrusu suistimallere, hırsızlıklara başladım. Bir kere bu yola girildi mi, tabii çorap söküğü gibi gider... Evvela bazı yolsuzluklara göz yumuyor, bunun temin ettiği para ile sokakta yakama yapışan, evde kapımın önüne gelip rezalet çıkaran alacaklıların en azılılarını susturuyordum. Sonra işi büyüttüm. İnsafsızca çalmaya başladım. Az zaman içinde elime epey para geçti. Bu paranın pek azına borca kapadım. Çünkü artık alacaklarının hakaretinden utanmamaya alışmıştım.
Cevdet: - sana bir muavenette bulunabilir miyim mürşit? dedi. - Geçti, dedim. Bu tesadüf bir iki sene evvel olsaydı belki eski arkadaşa bir iyilik edebilirdin. Fakat şimdi.. Ölüler gibiyim.. hiçbir şeye ihtiyacım yok... Yuvarlanıp gidiyoruz. Cevdet'ten 5-10 kuruş istemek mümkündü ama içimden gelmedi! Ondan alacağımı almıştım. Biraz evvel bana "vah Mürşit, vah.." diye acıması tasavvur edebileceğim sadakaların en muhteşemi ve ulvisiydi..