Madem mikrodalgalardan konuşuyoruz, H₂O su moleküllerinin de mikrodalgalara karşı çok duyarlı olduğunu belirtelim.
Fırınınızdaki mikrodalga, molekülleri kendi dalga frekansında ileri geri döndürür. Eğer su molekülleri de varsa onlar da bu akıma uyar. Hem de trilyonlarcası. Çok geçmeden moleküllerin bu ileri geri hareketinden doğan sürtünmeden dolayı su ısınır. Fırına ne koyarsanız koyun içindeki su ısınacaktır,
Kitap böylece, düşünmeye bir sınır çizmek istiyor, ya da, daha çok düşünmeye değil, düşüncelerin dilegetirilişine : Çünkü düşünmeye bir sınır çizmek için, bu sınırın iki yanını da düşünebilmemiz gerekirdi (yani düşünülmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi).
Sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir, ve sınırın ötesinde kalan da, düpedüz saçma olacaktır.
Kötülükten ancak kötülük çıkar. Bayağılık insan ruhunu öldürür. Elbette, çok gelişmiş milletler, kötülükten de birşeyler çıkarıp, onu az gelişmiş milletlere ihraç etmek yolunu bilmektedirler. Kötülüğü rasyonalize edip, ya da sanat eserlerinde dondurup, hayata ait bir canlılık bulmaktadırlar kötülükte. Burada, tek korunma yolu, kötülüğün üstünden akıp gitmesini sağlamaktır.
Belki bizler, yani bu toprakların yetiştirdiği şu ya da bu çeşit değerler, soyutlaşmaya başladığımızı bu kadar çabuk farketmeseydik ve bu kadar çabuk korkuya kapılmasaydık, bizlerden de büyük matematikçiler yetişir ve ansiklopedilerde taş basması resimleri çıkardı.