Mustafa Davşan

Mustafa Davşan
@MustafaDAVSAN
Fizik De omnibus dubitandum
51 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Gölgede Hayat ve Arayış
Puan vermedi
Kitap aslında savaş zamanında bir ikizi olan bir aile ve o ailenin başına gelen olayların, savaşın yaratmış olduğu rüzgâra göre şekillendiği bir aile dramını; aynı zamanda savaşın toplum üzerindeki etkilerini de barındıran bir içeriğe sahip. Baba ve anne arasında çıkan anlaşmazlık ve bunun sonucunda babanın yok olması ve annenin istemeden dolaylı yoldan çocuğuna zarar vermesi anlatılıyor. İkizler çok küçük yaşta birbirlerinden ayrılıyorlar ve biri aile ortamında sürekli kaybolan kardeşinin gölgesi ile büyürken, diğeri zihninde yarattığı bir sanrı olan kardeşi ile büyüyor. Yıllar boyunca birçok farklı insanla, dolayısıyla birçok hikâyeyle karşı karşıya kalıyorlar. Bu hikâyeler gerçekten ahlakı, seçimleri ve toplumun üzerindeki etkilerini aktarıyor. Hikâye kronolojik bir anlatıma sahip değil. Ayrıca kitabın sonuna doğru tüm anlatılar birer birer yıkılıp yerlerini gerçekliğe devrediyorlar. Kitabın sonunda şuna değinmiş bence: Başkasının sevgisinin gölgesinde büyüyen kişi, o kişiyi tanımasa bile, hatta kardeşi dahi olsa, o gölgenin altındaki esaretten dolayı kendini ve herkesi rahata ulaştırmaz.
Edebiyat
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,4bin okunma
Reklam
Kendi Varlığından Rahatsız Olmak
9/10
Kör Baykuş, bir insanın gerçekleştirebileceği potansiyeli ile olduğu kişinin gerçeklerle kurduğu uzak ve soyut ilişkiyi konu alır. Özşefkat ve özsaygıdan yoksun bireyin var olamayışını anlatan bu eser, yoğun imgeler, semboller ve bilinçaltı örüntüleriyle örülüdür. Kitap boyunca görülen resmetme çabası, vazo, mezarcı ve kasap gibi semboller; kahramanın olamamışlığının, sanrılarının ve ağır depresyonunun yansımalarıdır. Arzu duyduğu şeye aynı anda hem haz hem nefret beslemesi, kişiliğini hiçe sayarak arzularına teslim olması, onun içsel huzursuzluğunu ve benlik çatışmasını açıkça gösterir. Kasap figürü, şiddet ve öldürme arzusuyla birleşir; kasabın bıçağını izlerken duyduğu haz, benliğinde bir şiddet çağrısı uyandırır. Bu çağrı, sonunda kendi içsel savaşında daha da derine batmasına yol açar. Rüyalarla gerçeklerin iç içe geçtiği sahneler, bilinçaltı ile dış dünyanın bulanık sınırlarını gösterir. Horoz sesi, mezarcının kahkahası, yatağın altındaki vazo gibi unsurlar, etrafındaki somut gerçeklikten kaynaklanırken, karakterin zihninde sanrılarla birleşerek yeni anlamlar kazanır. Aynayla yaşadığı çatışma ise, tamamen kendisiyle olamamasının, kendi varlığını kabullenemeyişinin sembolüdür. Sonuçta, Kör Baykuş’un ana karakteri için bazı insanların varlığı, başkalarından önce kendilerine yük olur. Bu, onun hem psikolojik çöküşünü hem de varlıkla kurduğu sancılı ilişkiyi özetleyen bir durumdur
Psikoloji
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202436,6bin okunma
Aidiyet
8/10
Jane Eyre kitabını tek kelimeyle özetleyecek olsam, o kelime "aidiyet" olurdu. Çocukluğu, sevilmemekle geçti. Lowood’da Helen Burns’ü bulması, ardından Thornfield’da kendi ayakları üzerinde durması ve Rochester’ın yanında Jane’in ilk defa fikirlerine değer verilen, kabul gören biri olması önemli dönüm noktalarıydı. Yaralıyken Rivers ailesiyle karşılaşıp, kanından birer parça olan kuzenlerini bulması da bir tür aidiyet sağlasa da, bu yer duygusal anlamda tamamlayıcı değildi. Rochester’a dönüş ve gerçek aidiyet ise Jane’in kendi seçimiyle oldu. Tüm bu yaşananlar, onun var olma çabasının parçalarıydı.
Duygu ve Düşünce
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
Sayıları Artmaya Başladı
6/10
Niccolo machiavelli nin yazdığı prens kitabı gerçekçi ve yönetimde uzun süre iktidarı nasıl sürdürüleceğine dair tarihsel örneklerle çok güzel bir şekilde aktarılmış. Siyasiler ve halk arasındaki iletişimin nasıl olması gerektiğini çok iyi bir şekilde analiz etmiş. Yaşadığı tarihi çok iyi bir şekilde yorumlamış Günümüze gelirsek acı bir durumla karşılaşacağız artık herkes prens olmak istiyor hoş istesinler ama bunu yaparken yaşadıkları; idealize edilmiş küçük dünylarında yapıyor ve çevresindeki insanlara zarar veriyorlar: Günümüzde siyasiler hariç, kamu ve özel kuruşuşlardaki yöneticileri ya da halk arasında prens kitabı tavsiyelerini benimseyip ilişkilerini böyle yöneten, daha doğrusu yönetmeye çalışan insanların ahlaksız olduğunu düşünüyorum. Çünkü, geniş ve çok alan kaplayan bu öğütler; ahlaksız, sosyopati insanların bir çok kötü ya da aşağılık duygusunu gizlediği (maskeler takındığı) ilke ve yönetim şeklini alıyor. Bu tür insanların, günümüz psikolojine ddeğinmemelerinin nedeni gerçek yüzleriyle karşılaşmak istememeleri
Duygu ve Düşünce
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201920,2bin okunma
İnanç, Suç ve Toplum
9/10
Dostoyevski’nin Budala adlı kitabı, yalnızca ana karakterler üzerinden değil, yan karakterler aracılığıyla da insan ruhunun derinliklerine inen çok katmanlı bir yapı sunar (asıl önemli olanın halk
Felsefe
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
Reklam