Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: Biz sadece onun zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken talebe öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder: Okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü zaten bizim için bitirilmiştir. Bunun içindir ki kendi düşüncelerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir kitap almak her zaman bizi bir parça rahatlatır. Fakat okurken zihnimiz aslında başka birisinin düşüncelerinin oyun alanından başka bir şey değildir; ve sonunda onlar bizden ayrılır, geriye kalan nedir? Ve dolayısıyla öyle olur ki çok fazla yani neredeyse bütün gün okuyan ve arada düşünmeksizin, eğlence yahut meşgale ile kendisini eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder, tıpkı at üstünden inmeyen bir adamın sonunda yürümeyi unutması gibi. Birçok eğitimli insanın durumu bundan pek farklı değildir: Okumak onlan ahmaklaştırır. Çünkü her boş vakitte okumak ve sürekli olarak sadece okumak zihni, mütemadiyen elle çalışmaktan daha fazla felç edici bir etkiye sahiptir
Bilmeden oyuncu olanlar var aralarında ve istemeden oyuncu olanlar, hep enderdir sahici olanlar, özellikle de sahici oyuncular.
Erkeklik azdır burada: bu yüzden erkekleşiyor kadınları:
Çünkü yalnızca yeterince erkek olan
k u r t a r a c a k t ı r kadındaki k a d ı n ı.
Bilmeden oyuncu olanlar var aralarında ve istemeden oyuncu olanlar, hep enderdir sahici olanlar, özellikle de sahici oyuncular.
Erkeklik azdır burada: bu yüzden erkekleşiyor kadınları:
Çünkü yalnızca yeterince erkek olan
k u r t a r a c a k t ı r kadındaki k a d ı n ı.