Kitabın dili öyle sakin ve nahif ki okurken sanki dünyanın tüm sesleri susuyor. Olaylar abartıya kaçmadan anlatılıyor ve biz o hüznü içimizde hissediyoruz.
Kitap şu cümleyle başlıyor. “Bir gün, bir ailede uyumsuz bir çocuk dünyaya geldi.”
Aslında biz bu uyumsuz çocuğun doğumu, kısa yaşamı ve ölümünün aile üzerindeki etkisini okuyoruz.
Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümün adı ağabey. Uyumsuz çocuğun ağabeyi üzerindeki etkisi anlatılıyor bu bölümde. Benim en sevdiğim bölüm bu oldu. Kardeş sevgisini sonuna kadar hissettim.
Sonra kız kardeş adlı bölüm var ve tahmin edersiniz ki bu bölümde yaşananların kız kardeşte bıraktığı etkiyi okuyoruz.
Ve son bölümün adı sonuncu. Sonuncu aslında son çocuk. Uyumsuzun ölümünden sonra doğuyor. Onu hiç görmemiş olsa bile ailede bıraktığı izleri hissediyor ve o izlerle birlikte yaşayıp aileye uyum sağlamaya çalışıyor.
Ben bu kitabı çok sevdim. Bazı kitaplar vardır onlar için şöyle deriz bu kitabı seven çok sever ama sevmeyen de hiç sevmez. Bu öyle bir kitap değil. Çoğu insanın sevebileceği bir metin.
Herkese tavsiye ederim.