Yaptığımız şeyler, sandığımız kadar
önemli değildir; başarı ya da başarısızlıklarımız da, öyle büyük önem taşımazlar. Büyük üzüntüler bile unutulabilir; mutluluğa ömür boyunca son verecek gibi görünen felaketler, zamanla kabuk bağlar ve acıları hemen hemen duyulmıyacak derecede azalır.
İnsanoğlu durmadan didinir ve madde durmadan hareket halindedir; sonradan gelen, daha önce gidenden hiçbir bakımdan farklı olmadığı halde, yerinde duran bir şey yoktur.
Yaşayan iki annenin biricik yetim kızıydım.
Biri beni daha ağzımda sütü kurumamışken evlatlık vermişti, diğeri de beni on üç yaşında ilk anneme iade etmişti.