Ona baktı ve bir anda her şeyi anladı. Gözleri sonsuz bir mutlulukla ışıldadı; onun da kendisini sevdiğinden, sonsuz bir aşkla sevdiğinden hiç şüphesi kalmamıştı, demek sonunda o an gelmişti...
Artık güneşin ışıkları, etrafı çevreleyen yemyeşil kırlar ve çalılıklarda şakıyan kuşlar, daha önce hiç kimsenin görmediği bir kuytuda gizlenip üç yıl önce fark edilmiş buz gibi bir pınarı içinde saklayan ormanın derinliklerini sevgiliye kavuşur gibi gezip dolaşmak, artık onun için ne anlam ifade edebilirdi ki?