Kitap kısa olsa da anlatılan hikaye derin ve ağırdı. Bir gün bir at herhangi bir köyün bir evinde duraksar. O evin sahibi de Ahmet'tir. Atın sahibi de oranın paşasıdır. Paşa atını bulmak için dört bir tarafa haber yayar. Ahmet'in çaldığını düşünerek onu zindana atar. Paşanın da bir kızı vardır, kızın adı Gülbahar'dır. Kitapta Gülbahar ve Ahmet arasındaki aşkı anlatır. Gülbahar'ın babası Ahmet'e kızını vermek istemez. Geçen zamanın sonunda bir şart koşar; ağrının tepesine çıkarsan kızımı sana veririm der ve bu şekilde hikaye devam eder. Anasının hikaye sonunda Ağrıdağı'nın efsanesi olmuştur.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleri ile övünmeye.
Tam işleri dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.
Gerçeği kabul etmek hayatta zordur. Bazı olayların sonlarını tahmin ederiz lakin kabul etmemek için kendimizi öyle bir kaldırırız ki beyin de bir süre sonra gerçekmiş gibi algılamaya başlar. Ve artık o son bizim gercegimiz olmuştur. Ama gerçek o değildir.
Kitapta insanı İnanılması gereken gerçekler ile bu gerçeklerin varlığı ile baş başa bırakıyor. Buna yardımcı olarak kitapta canavar kullanılıyor. Aslında canavarlar korkunç varlıklardır işte başka bir gerçek , canavar bazen korkunçta olmayabiliriyor.