Bir kadına âşık olmak, zaman çizgisinin altüst olması demek. Bütün öncelik ve
sonralıkların gerçekliklerini yitirmesi demek. Zamana ilişkin
yegâne hakikatin, âşık olduğun kadının yüzünde anlam bulması demek.
Göçer olmak hâli, insanın toprakla, hayvanla, hayatın tümüyle ilişkileri açısından, biz yerleşiklerin kavrayamayacağı bir hâl.
Çadırlarını bir yere kurabildilerse "yurt" edindiler demektir. Bir hayatı sırtında taşımak, kentli kibrin kavrayabileceği
bir şey değil. Sırtında taşıyamayacağın mülkün peşine düşmemek mesela; biriktirmemek, ihtiyacı olanla paylaşmak,
tevekkül etmek, yolda olmak, yolun kaderine razı gelmek, rızkla aradaki perdeleri kaldırmak.
"Ben sonbaharin ta kendisiyim." dedim. "İçimi açıp baksanız sadece ve sadece kırılmış ve dökülmüş bahçeler görürsünüz. Yere düşen sarı yapraklar, kurumuş topraklar, bozulmuş bağlar ve ocaklara tünemiş baykuşlar görürsünüz."