“köpükleri salan vapurun kaptanı düdüğe asılıyordu sebepsiz; sırf keyiften, bu düdüğün boğuk sesinin yokuşlara, vadilere dalıp ta derinlerdeki insanlara denizin ve İstanbul'un sesi olarak ulaşacağını düşünüp”
“Belli bir yaştan sonra hatıralarımız o kadar iç içe girer ki, düşündüğümüz şeyin, okuduğumuz kitabın hiçbir önemi kalmaz neredeyse. Her yere kendimizden bir şey bırakmışızdır, her şey verimli, her şey tehlikelidir; bir sabun reklamında, Pascal’in Düşünceler'indeki kadar değerli keşifler yapabiliriz.”
“Gerçekten de içimizde her fikir, ormandaki bir kavşak gibi o kadar çok değişik yola başlangıç teşkil eder ki, hiç beklemediğim bir anda karşımda yeni bir hatıra buluyordum. “