Çağatay
mesaj-gonder
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
TAKİP ET
Çağatay
@Nattramn
egitim
Germanistik
harita
Ankara
v3_profil_bos
156 okur puanı
gecmis
22 Mar 2019 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Reklam
Çağatay
ucnokta_yatay-1
Ekonomik kriz gitgide derinleşiyor; özellikle atanamayan, iş bulamayan gençler intihar ediyor, halk ekmek büfelerinin önünde binlerce insan kuyruğa giriyor, doktorlar memleketi terk ediyor ama tüm bunlara rağmen hiçbir şey olmuyormuş gibi yaşayan bir kitle var hâlâ. Üstelik yoksul bir kitle. Üç harfli market zincirlerinden aldıkları kalitesiz ve kanserojen ürünlerle besleniyorlar, metropollerin varoşlarında yaşıyorlar, tatil nedir bilmiyorlar. Böyle bir hayata mahkum edildiler. Yaşamıyorlar, hayatta kalmaya çalışıyorlar; ölmemeyi yaşamak sanıyorlar maalesef. Bu durumu kanıksattılar. Youtube’da rastlıyoruz onlara daha çok. “Telefonunu çıkar” diyen ihtiyar bir adam olarak ya da “her evin önünde 5 tane araba var” diyen bir kadın olarak giriyorlar genellikle kadraja. Uyutulmuş olsalar da onlar bu memleketin yoksul emekçileri. İnsanlık onuruna yakışan bir yaşam sürmek için göstereceğimiz çaba bizi kan emicilerden, vurgunculardan, hortumculardan ayıran şey olacaktır. Ne olursa olsun umutsuzluk batağına düşmemek gerekiyor. Çünkü herhangi bir çarpık düzen ilânihâye sürüp gitmez. Erimeye başladılar bile. Genel olarak işçi sınıfının ama bilhassa prekaryanın sesini yükseltme zamanıdır bu.
Çağatay
ucnokta_yatay-1
Aynen knk. Dolar 15 lira, benzinin litresi 20 lira. Memleket ihya oldu, sıra dünyayı kurtarmakta.
Elif
@Efulim061
Nefret kusan incelemelere aldırış etmeden, daha barışçıl daha adil bir dünya için öngörülen düşüncelerin mevcut olduğu bu kitabı, vicdani ve tarafsız bakmayı başarabilen gerçek okurların okuması gerektiği düşüncesindeyim.
Daha Adil Bir Dünya Mümkün kitabı
Gönderiye Git
Çağatay
ucnokta_yatay-1
Ya da pastel renkli filmler çekmek isterdi… Çamaşırhanenin yanında oynayan çocuklar, iplerde kuruyan çamaşırlar, babaların yüzleri, uzaklaşan trenlerin sesleri, kavak dallarını hışırdatan rüzgâr, okşanan bir ten, fotoğraflarda saklanan tüm o anılar, eski savaşçılar, bayraktarlar kafilesi, pırıl pırıl helikonlar ta tara ta ta tara ta tara ta ta, uçsuz bucaksız yemyeşil bir tarlada salınan papatyalar, kuşluk vakti iki öküzünü otlatan köylü… Zaman akıp giderdi, evlerdeki çatlaklar gitgide büyürdü, pul pul kabarmış sıvalar üflesen dökülecek gibi görünürdü, bağcıklar açılır ve ayakkabılar su alırdı. Her şey yavaş yavaş çözülür, tendeki hücreler de bir bir ölürdü, tırnaklar kırılır; retinadaki çomakçılar kırmızıyı yeşilden ayırmakta geçen her dakikada daha çok zorlanırdı.
521 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.