“Kalbimin sıkışması” ifadesi çoğu zaman fizyolojik bir durumdan çok, yoğun çaresizlik ve kontrol kaybı hissinin bedensel bir yansımasıdır. Kişinin uzun süre çaba göstermesine rağmen sonuç alamadığı, duygusal kaynaklarının tükendiği ve artık etkili bir çözüm üretemediği dönemlerde ortaya çıkabilir. Bu noktada birey, içsel bir öğrenilmiş çaresizlik deneyimi yaşar.
Kişi, yaşadığı durum üzerinde etkisi olmadığını düşündükçe pasifleşir; bedensel düzeyde de bu güçsüzlük hissi göğüs daralması, kalp sıkışması veya nefes darlığı gibi psikosomatik belirtiler şeklinde kendini gösterebilir.
Bu gibi durumlarda bedensel belirtileri bastırmak yerine, altta yatan duygusal süreci fark etmek ve gerekirse profesyonel destekle bu çaresizlik hissinin kökenine inmek önemlidir.