Nazar

Nazar
@Nazar__
Olgunlaşmamış sevgi, "Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var" der. Olgunlaşmış sevginin söylediği ise "Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum"dur.
Reklam
Seviyorum demek sevmek değildir. Çiçekleri sevdiğini söyleyen bir kadının çiçekleri sulamayı unuttuğunu görürsek, onun çiçek sevgisine inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etkin (aktif) ilgidir. Bu etken ilginin bulunmadığı yerde sevgi de yoktur.
Bazı şeyler ne kadar fazla çoğalırsa,o kadar görünmez olur. Bir caddede dilenciler artınca, onları tek tek fark etmeyi bırakırız; göz doyar,kalp duymaz hale gelir.İnsan, gördüğünü hep kanıksamada çok ustadır. Dünya da bize böyle davranır; zayıflıklarımız biriktiğinde kimse dönüp bakmaz halimize. Acı çoğaldıkça değer azalır,sesimiz kalabalıkta kaybolur. En sonunda insan kendi yarasını bile seçemez olur.Fark edilmek için değil kaybolmamak için güçlü durmak gerekir. Kıymet bilen insanlara denk gelmek dileğiyle.
Heves aşırı değerli bir duygu, insanın bütün hayatına anlam katıyor, yataktan tebessümle çıkartıp yapılan işi güzelleştiriyor, gidilen yolu kısaltıp geçen zamanı hızlandırıyor. Birine yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri ise hevesini kırmak, kimseye böyle bir kötülük yapmayın.
“Kalbimin sıkışması” ifadesi çoğu zaman fizyolojik bir durumdan çok, yoğun çaresizlik ve kontrol kaybı hissinin bedensel bir yansımasıdır. Kişinin uzun süre çaba göstermesine rağmen sonuç alamadığı, duygusal kaynaklarının tükendiği ve artık etkili bir çözüm üretemediği dönemlerde ortaya çıkabilir. Bu noktada birey, içsel bir öğrenilmiş çaresizlik deneyimi yaşar. Kişi, yaşadığı durum üzerinde etkisi olmadığını düşündükçe pasifleşir; bedensel düzeyde de bu güçsüzlük hissi göğüs daralması, kalp sıkışması veya nefes darlığı gibi psikosomatik belirtiler şeklinde kendini gösterebilir. Bu gibi durumlarda bedensel belirtileri bastırmak yerine, altta yatan duygusal süreci fark etmek ve gerekirse profesyonel destekle bu çaresizlik hissinin kökenine inmek önemlidir.
Reklam