Dışarısı neden cazip bir ülkeydi de içerisi cehennemdi, bu kaygı da neyin nesiydi, bu boşluk, bu yokluk, bu uçurum, bu hem atlama hem bir yere tutunma çabası?
Ağabeyin seni baştan ayağa süzerken, sende açık bir yara, akan bir kan, aksak bir uzuv, solgun bir yüz, fersiz bir çift göz aradı. Hakikati yalnız somut bir dünyanın mahsulü olarak görenlerin bakışlarıyla alaylı alaylı güldü sana.