Nazlı

Nazlı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·1025 syf.·
Beğendi
·
50 günde okudu
·
2019 6. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9.1/10 · 45,2bin okunma
Ayça isimli okura yanıt verildi
Nazlı
Teşekkürler 😂
7/10
·232 syf.··
2018 57. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2018 21:29
Mustafa... Yıllardan beri kitaplığımda duran, bir türlü okumaya fırsat bulamadığım, Atatürk'e ilişkin bir araştırma yazısı. Araştırma yazısı dediğime bakmayın, bu kitabın belgeseli bile yapıldı.
Siyaset
MustafaCan Dündar · NTV Yayınları · 2009300 okunma
Nazlı
Kitap incelemeniz için de bu kalitede bir tartışma için yorum yapanları da tebrik ediyorum. Zira insanlar okuduklarından çok duyduklarıyla konuşup, duydukları yetmeyince, seviyesiz kelimeler kullanarak üste çıkmaya çalıştıkları için bu tatta tartışmalar okumak çok zor. Çok nadir yaptığım bütün yorumları okuma durumunu burda tekrar ettim ve çok mutluyum. Atatürk; adını her andığımda gözlerimin dolduğu insan... İnsan diyorum, beşer şaşar deriz ya o yüzden insan olduğunu vurgulamak isterim. Ben de sizinle aynı fikirdeyim Atatürk ü anlamak için onu her yönüyle tanımak gerekir. Atatürk ü her yönüyle tanıyabilmek içinse çok okumak gerekir. Çok okumaktan kasıt burda aynı yazarın tüm kitaplarını okumak değil tabiki. Sinan Meydanı da okumak gerekir, Mustafa Armağanı da okumak gerekir ve arada kalan isimleri de okumak gerekir ki kimin sunduğu bilgi daha doğru anlayabilelim. Yani Murat Bey in yorumundan dediği gibi çok sayıda kitap okumak gerekir ki bu sadece Atatürk ü anlamak için. Eleştiri kısmına gelince kat kat fazla kitap okumak gerekir ki cephede bile okuyan, kendi çıkarı olmaksızın sadece halkı için çalışan bir önderi elestirebilelim. Demem o ki, hayatı boyunca üç beş satır okumamış insanlar "böyle yapmış ama" diyerek de benim Atamı eleştiremez. Kitap konusunda ise, ayyaş tarzı kelimeler kullanmadan da olumsuz yönler anlatılabilirdi. Kişi cehaletinden kötü sözler kullanır deriz ya hep, ben Can Dündar a hic böyle bakmamıştım
İLAHİYAT FAKÜLTELERİ
Değerli Dostlar.. İlahiyat Fakültesi mezunuyum ve sınavı kazandığımda Türkiye de takriben 18 e yakın İlahiyat Fakültesi vardı ve 447 ile zor kazanmıştım... Bir emek vardı, azim vardı... Peki şu an; Dün YKS verilerine baktım, aman Allahım neredeyse 81 ilde 82 İlahiyat... Vakıfları da saymıyorum... Taban Puanı da en düşük 300... Keyfiyetin kemiyyete, niteliğin niceliğe kurban edildiğini net bir şekilde ifade etmek istiyorum... Bana kızanlar olabilir hatta bu düşüncemi ifade ettiğim için beni her zaman çağrıldığım platformdan çıkardılar:)) ki umurumda değil vesselam.. Neticede; Mezun olacak o kadar öğretmen adayının hayalleri ile oynanmıyor mu? Din Eğitimi o kadar önemli iken basitleştirilmiyor mu? Bu şekilde Yüksek İmam Hatip Lisesine dönüştürülmedi mi? Eğitimde kaliteden bahsediliyor bu şekilde mi artacak? Diyeceğim o ki; 10 yıl sonra "kendim ettim kendim buldum" şarkısını hep birlikte söylemeyiz inşallah..
Eğitim
Nazlı isimli okura yanıt verildi
Nazlı
Evet biz sıradan insanların düşünebildiğini bu ülkeyi yönetenler düşünemiyor mu diye ben de düşünüyorum ve düşünmek istemedikleri sonucuna varıyorum her seferinde