Bir zamanlar kahraman olmayı düşünüyorlardı: şehvet düşkünü oldular şimdi. Bir öfke ve bir dehşettir kahraman onlara.
Ama sevgimle ve umudumla sesleniyorum sana: gönlündeki kahramanı fırlatıp atma! Kutsal tut, en yüce umudunu!
Böyle söyledi Zerdüşt.
Zerdüşt delikanlının yaslandığı ağacı tuttu ve şunları söyledi:
"Bu ağacı ellerimle sallamak isteseydim, gücüm yetmezdi buna.
Oysa gözümüzle göremediğimiz rüzgâr ona istediği gibi eziyet ediyor, onu eğip büküyor. Görünmez ellerdir bize en kötü eziyetleri çektirenler, bizi eğip bükenler."
Nedir bu insan? Tin üzerinden yeryüzüne yayılan bir yığın hastalık.
Nedir bu insan? Bir aradayken nadiren barış içinde yaşayan yabani yılanlardan oluşan bir yumak.
Kendine güvenmek, yaptıklarına ve yapacaklarına güvenmek demek değildir.
Kendine güvenmek, sahip olduklarından ve olmadıklarından emin olmak demek değildir.
Kendine güvenmek, övgüye ya da yergiye maruz kalmaktan etkilenmiyor olmak değildir.
Kendine güvenmek, kaybetsem de yeniden başlarım inadına sahip olmak demek de değildir.
Kendine güvenmek, döngüden emin olmaktır.
Her şeyin geçici olduğunu bilmektir. Bunu kabullenmektir.
Mevsimler de geçer hayatta geçer, iyi de geçer kötü de geçer, zenginlik de geçer yoksulluk da geçer, gençlik de geçer güzellik de geçer, şöhrette geçer zafer de geçer, acı da geçer ağrı da geçer. Sevdiklerin de geçer gider, sevmediklerin de geçer gider, elindekiler de geçer gider, istiflediklerin de geçer gider.
Sen dahil kalıcı hiçbir şey yoktur doğada...