Böylece, 88 yaşımda ve Marilyn’i kaybetmiş olarak, hayatımda ilk kez yalnız kaldım.
…Ama burada kastettiğim yalnızlık değil. Bütün mesele onu yaşayacak tek kişi ben olsam ve Marilyn’le paylaşamasan bile, bir şeyin değerli, ilgi çekici ve önemli olabileceğini öğrenmekte.
Eski akıl hocam bana, “Irv sen olarak sadece bir hayatın var ‘Bilinç’ denen bu müthiş fenomenin her zerresinin tadını çıkar ve kendini bir zamanlar sahip oldukların için duyduğun pişmanlıkta boğma!” demişti.
İnsanın Dickens’ı yüksek sesle okumaktan keyif duyan bir eşinin olması ne büyük bir lütuftu. Benim için sihirli bir andı bu; ergenliğimizden beri bana yaşattığı sayısız benzer ana bir yenisi daha eklenmişti.