Nebileyim

Buraların taşlarına benzeyen kadınlar. Gevrektir, kolay kırılır sanırlar (“şist” sözcüğünün kökü de “yarılabilen” demek değil mi?) ama gerçekte onlardan daha sağlam bir şey yoktur. Çünkü kadınlar kader konusunda kurnazdır. Asla meydan okumamak gibi bir bilgeliğe sahiplerdir. Boyun eğerler, ama bir yandan da uyum sağlarlar. Güç kaynaklarını önceden görür, direnç oluşturur, enerjilerini iyi kullanır, sıkıntıların önüne geçerler.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Reklam
Kaygı içinde kök saldı, dağlardaki incir ağaçları gibi filizlendi, sert ve dayanıklı. Belki bir gün geçecek. Belki de geçmeyecek.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Sevginin bir amaca benzetildiği dünya nasıl da gülünçtü ve aksine, sevginin diğerinin gözlerinin içinde boğulmak olduğunu anlamamak ne yazıktı, o gözleri kör bile olsalar. Kendini yalnız hissetti. Bir an için etrafına baktı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Defalarca tecrübe ve teyit etmişizdir: İnsanlar önce bir yerde doğarlat ve sonra genellikle o yere benzerler.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Hikayelerin unutulmuşları hep çocuklardır. Onları küçük koyunlar gibi içeri sokarız, onları koruduğumuzdan daha çok, kendimizden ayrı tutarız. Oysa taşlara oyuncak muamelesi yapanlar sadece çocuklardır, bize isim verirler, rengarenk boyarlar, üzerimizi resimlerle, yazılarla doldururlar, bize ağız, göz, çimenden saç yapıştırırlar, üst üste yığıp ev yaparlar, bizi suda sektirirler, dizip kale yaparlar ya da tren rayı. Yetişkinler bizi kullanır, çocuklar bizi başka şeye dönüştürür. Bu yüzden onlara derinden bağlıyızdır. Bu bir minnet meselesi. Şu sözü de onlara borçluyuzdur: Her yetişkin, bir zamanlar olduğu çocuğa karşı borçlu olduğunu unutmamalıdır.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Reklam