Kitabımızı genel ilerleyiş ve sürükleyicilik anlamın da gayet iyi buldum Karakterler kaliteydi sevdim onları. Karşılıklı konuşma ve düşünceler de çok yer de tebessüm ettim çabucak bitecek bir kitap aksiyon, heyecan, bi kaç da gerilim vardı Kitabımız devam ederken aa bu da nasıl oldu dediğim anlar oldu bazı kitaplar sonunda bile bu heyecanı yaşatmıyor Çok beğendim tavsiye edilir efendim okuyun🤗
Konu itibariyle;
Pick görevi bırakmış bir askerdir (Daha doğrusu atılmış) benzinliğe girer lastiklerini kontrol eder tam gideceği esna da iki kişinin yanda ki karidesçi restoranını soyduğunu,gasp ettiğini görür müdahale eder biri kaçar biri yaralanır. Dükkân sahibi(ismi Wilson) Pick'e doğru düzgün teşekkür bile etmez hatta şikayetçi bile olmaz. Dru(wilson'un yeğeni) ile karşılaşır dükkanın önünde sıcaklık hisseder Dru da öyle.. Ama hiç birşey göründüğü gibi değildir. Çok devam etmeyim heyecan baştan başlıyor
Kızıl PusuRobert Crais · Martı Yayınları · 201750 okunma
Pike'in kadının nasıl bir sorun içinde olduğunu bilmeden suçu omuzladığında yüzünde beliren ifadeden hiç hoşlanmamıştı.
Cole aynı ifadeyi pek çok kez aynada da görmüştü.
Kitabımızı genel olarak çok beğendim Beğenmeme gibi bir durumum söz konusu da olamaz zaten. Yazım ve okuma anlamın da gayet sürükleyici, sıkıcı bir durumla karşılaşmadım şahsi olarak gecikme oldu onun harici herkese tavsiye ederim gerçi okumayan çok kişi kalmamıştır ama olsun okudum sonunda🤗
Atamız okunmasını istiyorsa mutlaka kayda değerdir ve kıymetlidir.Fillandiya'nın en dipten şuan ki pozisyona gelmelerinde kitabımız da ismi geçen kahramanımız yazar,sanatçı, filozof Johan Vilhelm Snellman ve arkadaşlarının büyük özveri ve çabalarıyla baştan yaratılan bir ülke. Isveç himayesinden kurtulmuş, Rusya devletininin himayesine girmiş buna karşın tüm zorlu şartların altından eğitim sayesinde ancak sadece bilmenin yetmediği, bilginin en iyi şekilde nasıl kullanılacağını azim ve kararlılıkla izah edip uygulamışlardır. Hatta bir sayfasında üst düzey eğitim almış, her konuya hakim bir yazarin kendi ülkesi ve slavlar hakkında ihanete varan yazıları vardır ki yüksek eğitim almak faydalı işlerin yapıldığı anlamına gelmiyor ve bunun gibi bir çok konuyla ilgili vurgulamalar mevcut.
Bir ülke gelişmek istiyorsa her alanda ilerleme kaydetmeli para kazanıp, sağlığa yatırım yapılmayıp, insanları bu konu da eğitmezsek ticaret hacminin de bir önemi kalmıyor.Halkı temelden bilinçlendirmek önemli olan. Bunun gibi daha bir çok konu da eğitici, öğretici bilgiler verilip azmin ve sabrın sonunun selamete gideceği aşikar. Fillandiya'da güzel bir örnek teşkil ediyor.
Atatürk'ümüz de bilinçlendirmeye; sanattan,sanayiye,ilimden bilime ve sağlığa vb. bunun gibi daha bir çok alan da reformlar yaparak başlamıştır. Ve şuan ki gelişmekte olan ülkeler statüsüne gelmemizi sağlamıştır.(genelleştirilmiş tercihler sisteminden çıkmamızı isteyen ülkeler olduğu için bence gelişmiş sayılırız ancak çok daha ileri