Murat

“Fakat ateist ve teistler, mutlak bir şekilde Tanrı konusunda “var,” veya “yok,” denilmesini isterler, bu sebeple çoğu teist ve ateist, agnostisizmin sağlam bir duruş sergilemediğini düşünür, zira agnostisizm bir dogma üretmektense olasılık bildirmektedir ve bu durum, kuşku duymaya yatkın olmayan zihinleri sinirlendirmektedir.”
Alıntı
Reklam
“Kısacası Agnostisizm, genel olarak kullanılan anlamıyla Tanrı’nın var olup olmadığı inancını ispatlamak için insanın yeterli akli temellere sahip olmadığı görüşüdür. Bu sebeple Agnostik, Tanrı’nın varlığı konusunda yargıda bulunmaktan kaçınır ve şüphecilik tavrına bürünür.”
Alıntı
"Neler kaybettiğinizin bile farkında olmadığınız anlarda kim bilir kaç kişi hayatınıza kendi çöpünü boşalttı? Kim bilir anlamsızca yaşanan acılar, çocukça uğraşlar, doymak bilmez arzular ve gereksiz eğlencelerle ne kadar zamanınızı harcadınız? Peki kendinize, kendinizden ne kaldı? Henüz vadeniz dolmadan içten içe öldüğünüzü fark edeceksiniz." Seneca, Hayatın Kısalığı Üzerine,
Alıntı
“Veya o çok ünlü, “Muasır medeniyetler seviyesine çıkmak” sözü… Nasıl da gururla herkesin dilindedir. Fakat Mustafa Kemal’in böyle bir sözü yoktur. Sözün aslı; “Milli kültürü muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak,” şeklindedir. İki söze dikkatli baktığımızda, ilki yalnızca “muasır medeniyetler seviyesine çıkmayı” öngörür ve bu uğurda milli kültürün durumunu önemsemez. Fakat Mustafa Kemal’in asıl sözünde “milli kültür” terk edilmemiştir, hedef ise muasır medeniyetler seviyesinin de ötesidir. Başka bir deyişle, Batı’nın gelişmişlik seviyesinin de üzerine çıkmaktır. Bu farklılık, Mustafa Kemal’in Batı hayranı değil de medeniyet hayranı olduğunu gösteren önemli bir detaydır.”
Kitap Alıntısı
“Bunlar cam arkasından sakal öperek hırka takdis etmede dindarlık var sandılar. İnsanın nefesinden şifa umdular. Medeni nikâhı eksik bulup imam nikahında keramet aradılar. Tespih sayısında hikmet buldular. Günahları rakamlarla ölçtüler. Duaları sesli yaptılar. Merasimle ruhlarını tatmin ettiler. Böylelikle eşyanın hayatına sayıları tatbik etmekle muazzam bir dini matematik sistemi meydana çıktı. Bu matematiğe sadakat imanın şartı oldu. Dinden bütün ruh sıyrılarak kendisiyle hiç alakası olmayan bir iskelete iman adı verildi.”
Din
Reklam