Yazarın sizi alıp size bir şeyler anlatmak için sizinle birlikte bir salona oturduğunu düşünün . Pencereden de size anlattığı konuyu dinliyorsunuz o da aynı konuyu izlerken . Konunun başrolü kendisi . Size hem olayları anlatıyor , hem orada ne düşündüğünü anlatıyor sonra notlar eklemek için size dönüp notları söylüyor bir anda izlemeyi bırakıp başınızı yazara döndürmeniz gerekiyor. Konuya ekstradan giren kişilerin girdiği konuyla ilgili sürecini illa ki tamamlıyor bazen bilgiyle bazen tahminle.Onun geçmişini dinliyorsunuz geçmişteki düşüncelerini o konudaki şimdiki düşüncelerini daha çocukken yaptığı analizlerin doğru çıktığını . Sürükleyici biraz sarsıcı biraz üzücü . Onun da belirttiği gibi “Hamburger iyi bir seçim olurdu “