Terslale

o gece
Bir kitap alıp eline bana gelmişsin. Kaldığım evin sokağında kaldırıma bağdaş kurmuşsun. Getirdiğin kitabın adı benim adım. Yoksa benim adım kitabın adı mı? Bilmiyorum. “Görünce aklıma sen geldin” diyorsun. Sanki öncesinde beni hiç düşünmemişsin. Beni biraz daha düşünmek için bir neden aramamışsın gibi. Bir sonbahar akşamı mı? Yoksa bir ilkbahar akşamı mı? Hatırlamıyorum. Tişörtünün üstüne gömlek giymişsin. Herkesle her zaman gittiğimiz kafede değiliz. Çay söylemek istiyorsun nedense huysuzluğum üstümde “ben kahve alayım”diyorum. Çayın bitmeden derdini anlatmak istiyorsun. Derdine çare bulmak mı istiyorsun yoksa? Bilmiyorum. Köpeklerin gezindiği o ıssız parkın yolunda yanımda yürüyorsun. Derdimi anlatamadım çaresizliği var yüzünde. Derdimi anlattım da anlamak istemedi mi acaba şüphesi içinde. Buluştuğumuz kaldırımda ayrılıyoruz yine, dostluğunun her şeyden ağır bastığı halde kaybedildiği o gece.
“…karadan yürütüldüğü sanılan sır gemisi her defasında su alıyor.”
Sayfa 36·Kitabı okuyor
“Dilim sana seslenmeden evvel, adının sırtını dayayacağı en yumuşak yastığı çıkarıyor ağzımın yüklüğünden…”
Sayfa 16·Kitabı okuyor

Terslale

, bir kitabı okumaya başladı
Mehmet Mahsum Oral
7.2/10 · 34 okunma